21 Ekim 2014

matthew grabelsky



aşağı yukarı


tatlı tatlı öpüşen hayvanlar feedi

chris skinner


skinner'in twitter hesabı

19 Ekim 2014

hakıykat denilen tek dişi kalmış canavar

rahat okuyabilmek için  tıkla

şurada daha fazlası var.

sscb hapishanelerinde anti-komünist dövmeler


üst düzey bir sovyet kriminolog olan arkady bronnikov'un sscb hapishaneleri ve gulaglarda tutulan mahkumların vücutlarından topladığı dövme fotoğraflarından yola çıkılarak şöyle bi kitap hazırlanmış. dövmelerin önemli bi kısmında muhalif (anti-komünist) bi çizgi söz konusu. aşağıda bunlardan bi kaç örnek var.

duvardaki sesler

Burgazada Mezarlığı
duvar yazılarının derlendiği harika bir koleksiyon.

l'homme a la tête en caoutchouc

georges mélièsnin'den 1901'de çektiği şaşırtıcı efektlerle dolu bir film. aynı hikayenin  şöyle bi versiyonu da var. ama tabiî biz en çok şu filmiyle tanıyoruz mélièsnin'i

30 Eylül 2014

babailer isyanından kızılbaşlığa: anadolu'da islam heterodoksisinin doğuş ve gelişim tarihine kısa bir bakış

ahmet yaşar ocak'ın anadolu aleviliği üzerine ufuk açıcı makalesi: anadolu aleviliğinin kaynakları, ali kültünün anadolu heteredoksisine dahil oluşunda şah ismail'in etkileri. hurufilik, gök tanrı inancı, şamanizm, budizm, maniehizm -ve kızılbaşlığın senkterik karakteri. kızılbaşlığın oluşumunda dinsel bağlamın dışında etkili olan toplumsal/politik zemin.

makaleyi, ortaçağlar anadolu'sunda islam'ın ayak izleri adıyla basılan ve yazarın islam heteredoksisi üzerine makalelerinin yer aldığı derlemeden taradım.
"Aleviliğin -yahut her ne kadar Sünni çevrelerde aşağılayıcı anlamda kullanılmış olsa da, otantik adıyla Kızılbaşlığın- tarihi esas itibariyle Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyanın ve 10. yüzyıldan günümüze kadar gelen uzun bir zaman boyutunun ürünüdür. Bugünkü hüviyetini tam olarak 16. yüzyıl başlarında kazanmış olmasına rağmen, bu tarihten önceki Türk heterodoks İslam’ının tarihi de onun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu parça olmadan Alevilik anlaşılamaz. Bu tarih, Şiiliğin Hz. Ali ve Muaviye arasındaki hilafet çatışmalarıyla başlayan tarihiyle gerçekte hiçbir suretle kesişmez. Bu tarihin Aleviliğin de tarihiymiş gibi algılanmasının sebebi, Safevi propagandasıyla aşılanan Şii motiflerin zihinlerde kurduğu bağdır. Bununla beraber bugün Alevilerin toplumsal bilincinin ve zihniyetinin oluşmasında sonradan eklemlenen bu tarihin vazgeçilmez bir yeri ve payı vardır. Bugün her Alevinin zihninde Aleviliğin tarihi Hz. Ali ile başlar. Bu itibarla bugün için Hz. Ali’siz bir Alevilik düşünülemez. "


makalenin tamamına şuradan pdf olarak ulaşabilirsiniz.

28 Eylül 2014

Epikür: Böbrek Taşlarından Muzdarip Filozof

Tarih şaşırtıcı biçimde neşeli insanların çok az olduğunu bildirir. Özellikle filozoflar neredeyse komedyenler kadar bedbaht olmalarıyla tanınırlar, ama Epikür (İÖ 341-270) bunlardan biri değildir. Onun kötü şöhreti çok farklı türdendir; bu durum, debdebeli yaşamın ve duyumsal hazzın başrahibi, hovardaların ve oburların filozofu olarak tanınmasından geliyordu.

Oysa hiç de öyle değildi. Epikür cümbüşlere ve şölenlere düşkünlük şöyle dursun, arpa ekmeği ve meyveyle beslenen, peyniri sadece şenlik günlerinde özel bir ikram olarak yiyen biriydi. Kendisi uzak durduğu gibi, öğrencilerini de cinsel ilişkiden caydırırdı; öğrencilerinin günde bir kadehten fazla şarap içmesine izin verilmezdi.

Ama Epikür’ün talihsizliği Yunan felsefesinin son derece çekişmeli altın çağında yaşamasıydı. Platon’un kurduğu Akademi’yle ve Stoacıların sundurmasıyla (stoa) karşı karşıya geldi. Her ikisi de açık sözlü ve örgütlü hasımlardı. Ona attıkları çamur iki bin yılı aşkın bir süre boyunca üstüne yapışıp kaldı.

Epikür Atinalı bir ailenin çocuğu olarak doğdu, ama Anadolu’nun batı kıyılarından bir buçuk kilometre kadar açıktaki Samos [Sisam] adasında büyüdü. Otuz beş yaşında döndüğü Atina’da geniş bahçeli bir ev alıp bir okul kurdu. Öğrencilerini de yanında getirmişti. Herkesin önünde sıkça tartışmaya tutuşan Akademicilerin ve Stoacıların aksine, Epikürcüler kendi içlerine kapanık kaldılar. Okulun giriş kemerinin yukarısında şu çekici sözler yazılıydı: “Yabancı, burada kalmakla iyi edersin; burada en yüce yararımız hazdır.”

Söylentilerin nasıl ortaya çıktığını herhalde anlıyorsunuz.

bişeyler okuyan harika insanlar blogu

İtalo Calvino 
bogart'tan foucault'ya binlerce fotoğraf. [bağlantı]

27 Eylül 2014

kralın ayrıcalıkları

1560 yıllarında montaigne, rouen'de bir denizcinin getirdiği üç brezilyalı yerliyle karşılaştığında, içlerinden birine kendi ülkesinde reisin (o "kral" sözcüğünü kulanıyordu) ayrıcalıklarının ne olduğunu sormuştu. kendisi de reis olan yerli şu yanıtı verdi: "savaşta en önde gitmek."


"hüzünlü dönenceler" levi-strauss, yky.

17 Temmuz 2013

kim?


yukarıdaki fotoğrafta güzel bi insan var.. çok büyük bir adam. kim sizce? 
şuradan bu adamın fotoğraflarından oluşan zengin bi koleksiyona ulaşılabilir. bulamadıysanız oradan öğrenirsiniz artık.

01 Temmuz 2013

"A supercell near Booker, Texas"


A supercell near Booker, Texas from Mike Olbinski on Vimeo
mike oblinski'nin 'mükemmel fırtına'sı. texas'ta bi yerdeymiş.

jack kirby'nin çifte sayfa çizimleri


şurada bir flickr koleksiyonu var. [kaynak]

28 Haziran 2013

suç ve ceza [piotr dumala]


[kaynak]

21 Haziran 2013

devrim şirketi

üzerine tıklarsanız orjinal büyüklüğünde okuyabilirsiniz

19 Haziran 2013

cinemagraph – jamie beck & kevin burg


bağlantı | kaynak

rock it for me


yönetmen: guillaume cassuto, ugo gattoni, jeremy pires 
müzik: caravan palace

wolfgang lettl


bağlantı | kaynak

superman'in 's'si

bu arada ben, tüm bu harika hengamenin içinde, man of steel'e de gittim ve filmi beğendim. şimdiye kadar çekilmiş en iyi superman filmi olduğunu düşünüyorum hatta... bu vesileyle şurada kahramanımızın 's'sinin nereden nereye geldiğine dair bir tarihçe var. bi bakın derim.

bi kaç superman bağlantısı vereyim:
-süperman günlüğü
-siyah olsaydım da evlenir miydin benimle superman?
-chris appelhans'in superman'i
-superman'in sırrı
-hint superman'i
-türk superman'i
-'superman miti' umberto eco (bir) (iki)
-superman'in katili clark kent