diyarbakır cezaevi: büyük kapatma

07 Mayıs 2015

12 eylül döneminde diyarbakır cezaevi'nde yapılan dehşet verici zülmü anlatan bu resimleri, kendisi de o sürece tanıklık etmiş olan Zülfikâr Tak çizmiş. *

Polis sorgusundan sonra tutuklanıp cezaevine getirilen tutukluların iradelerini kınp teslim almak için Diyarbakır ceza-evinde yapılan ilk uyguIama: "HoşgeIdin Töreni".


Banyo için hazırlanan tutuklular soyulur, dışan çıkartılır, dövülür ve yere çarpılır (ezilir). 
Banyo kısmına alınan tutuklulara kışın ortasında hortumla soğuk su püskürtülür, yerlerde süründürülür.
Banyodan çıkarılan tutuklular, ana koridordan koğuşa kadar süründürülür, en iri cüseli olan gardiyan tutuluların sırtına çıkarak işkence yapar.
Havalandırmaya çıkarılan tutukluIardan en iri ve güçlüsü gardiyan tarafından kantar olmakla görevlendirilir. Kantar görevini yapan tutuklu, sırayla gelip önünde sııt üstü uzanan tutuklulan cinsel organından tutarak havaya kaldırmaya ça-lışır ve o kaldırma esnasında gardiyana dönerek "falan kişi bu kadar kiloyla emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım" diye tekmil verir.
Askeri eğitim için havalandırmaya çıkanlan tutuklula kervan oluşturulur. Kervan dört kategoriye bölünür a)Deve b}insan, c)eşek, d)köpek.


Sıvı yağla yağlanmış cop, tutuklunun makatına sokulur. Copun dışarıda kalan kısmının kuyruğu andırması nedeniyle bu tecavüz ya da işkence biçimine, işkencecilerin verdiği isim "Kuyruklu Kürt"tür. (Resmin alt köşesinde görülen kişi Diyarbakır Cezaevi'nde vahşet mimarı olarak tarihe geçen Esat 0ktay Yıldıran'dır)

"Ya bok ya da kuzu" işkencesi en çarpıcı işkence yöntemlerinden biridir. Havalandırmaya çıkanlan tutuklar, ellerine birer servis tabağı verilerek kapağı açılan foseptik çukurunun önünde sıraya sokulur. Bütün tutuklular foseptik çukurunda birikmiş insan dışkısını tabaklarına koyup yemek zorundadır. Bunu yapmayanlar gardiyanların üstüne "kuzu" yazdıkları kalas ve sopalarla dövülür,


Kıçtan sigara içirme: Havalandırmaya çıkarılan tutıı elbiselerinin alt kısmı çıkartılarak bellerini bükerek ileriye doğru uzanmaları emir edilir. 0 pozisyonda tutuklu makatına birer sigara yerleştirilerek yakılır, sigara bitinceye kadar o pozisyonda tutuklulara havalandırma turu attırılır.

Hücrede bulunan tutuklulara dayak düzeni aldınlır. Hücre parmaklıklanndan ayaklarını düşarı uzatan tutuklulara ellerinde kalas bulunan gardiyanlar gün boyu işkence eder.

Onlarca metre uzunluğundaki ana maltada kilolarca deterjan, suyla karıştırılarak köpük hâline getirililir ve dört tutuklu sırt üstü bu köpüğün içine yatırılır. Dört tutuklu da yere uzanan tutukluların ayaklarından çekerek maltayı baştan başa dolaştırıp temizlik yapmaya çalışır.

Tutuklular başaşağı pozisyonda ayaklarından biri merdiven parmaklıklarına diğeri de kapı mazgalına zincirlerle bağlanarak gerdirilir, gerdirilen tutukluya gardiyanlar tarafından üzerinde "okşa beni" yazısı olan kalaslarla işkence yapılır.

Gece yarısı yataklarından kaldınlan tutuklular teker teker kapı dibinde kurulan masanın önüne getirilir, Tutukluya PKK iddianamesinde yazılı olan suçu okunduktan sonra merdiven parmaklıklanna bağladıkları ipi boyunlarına geçirmek için boş meyve sandıklarının üstüne çıkarılır, gardiyanlardan biri boş kasaları tekmelemesiyIe birlikte tutuklu ipte asılı kalır. Kapı mazgalında bakan "Minik Asteğmen" in işaretiyle asılı olan tutuklu ipten kurtarılır.

Görüş sırasında hem tutuklular, hem de ziyarete gelen aileler, her iki taraftan gardiyanlar tarafından denetlenir ve tartaklanır. Kürtçe konuşmak kesinlikle yasaktır. Yan duvarda "Türkçe Konuş, Çok Konuş" yazısı vardır.

Duruşmaya çıkarılan tutuklular mahkemeye götürülmeden önce ana maltada toplanırlar. Elleri arkadan kelepçelenen tutuklular, mahkeme salonunda işkenceyi anlatmamaları içinönce tembihlenirIer, daha sonra dövülerek askeri marşlar eşliğinde ringlere dolduruluncaya kadar eskeri eğitim yapmak zorunda bırakılırlar.

Ellerinden kelepçelenip elleri ve ayaklarından zincirlerle biribirne bağlanan tutuklular sıralar halinde mahkemeye gitmek üzere işkence eşliğinde ringe bindirilirler.

Mahkeme salonunun cezaevi koğuşu ya da havalandırmasından tek farkı tutuklulann mahkeme salonun'da oturarak işkence görmesidir,

1981 ölüm orucu, 43 gün sürdü. Ali Erek bu eylemde işkence edilerek katledildi.

Dörtlerin eylemi (18 Mayıs 1982'de Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Mahmut Zengin ve Eşref Anyık kendilerini yakarak Diyarbakır Cezaevindeki zulümden 'kurtuldular'.

Mazlum Doğan'ın Newrozu.

1983 Eylül direnişi.

1984 Ocak direnişi ve sinema salonunda tektip elbise giydirme işkencesi.

1984 Ocak direnişi. Kapıdan giremedikleri için çatıdan saldıran askerlere direnen Necmettin Büyükkaya, Orhan Keskin, Cemal Arat Yılmaz Demir, Remzi Aytürk yaşamlarını yitirdi.

35. Koğuşta, 1984 Ocak direnişi ve bu direnişe tazyikli suyla yapılan müdahale.
*(kaynak: express 76. sayı)
Share on :

Hiç yorum yok:

 
Copyright © 2015 benhayattayken
Distributed By My Blogger Themes | Design By Herdiansyah Hamzah