selçuk altun'un okuması pek zevkli kültürazzileri*

24 Nisan 2015


2184
-Balzac’ın ilk metresi yedi çocuk annesiydi ve kendisinden 22 yaş büyüktü. / Beethoven’in müzik dışındaki eğitimi 7 yaşında sona erdi. / W.H.Auden yaşlandıkça pisleşmiş. Mutfaktayken çişi gelirse evyeye yaparmış. -T.S.Eliot ineklerden de korkarmış. -Bir zamanlar Marcel Duchamp, satrançta Fransa’nın 2. sıradaki ustasıydı. -Dostoyevsky Kumarbaz”ı 16 günde yazdı. / “Her şair aptaldır ama her aptal şair değildir.” Samuel Coleridge -Ressam Gauguin’in ilk müşterisi ressam Degas’ydı.

2328
Sarah Bernhardt 
“Para kazanılmadığında hayret edilmeyen tek meslek yazarlıktır” derdi Jules Renard. / Somerset Maugham’a “fare gözlü”, Christopher Isherwood’a “yaşh papağan” derdi Virginia Woolf. / Birinci Dünya Savaşı’nda Fransız askerlerini eğlendirmeye gittiğinde Sarah Bernhardt tek ayağım yitirmişti ve 72 yaşındaydı. / Henry James, George Eliot’u “muhteşem güzellikte” çirkin bulurmuş./ Ressam Gustave Klimt’in (1862-1918) 14 gayrimeşru çocuğu vardı derler. Mirastan ancak dördü faydalanabildi. / Einstein’in bir gayrimeşru kızı, bir de otuz yıl bir psikayatri kiliniğinde kaldıktan sonra 55 yaşında ölen oğlu vardı. / “Bir kompozitör olmanın ilk koşulu ölmektir” derdi Arthur Honegger (1892-1955). / Stendhal’e göre, “Tann’nın kullarına çektirdiklerinin tek özrü onun var olmadığı gerçeğidir.” / Giyotine giden 1300 mahkum aym mezara gömülmüştü. İstanbul doğumlu şair Andre Chenier (1762-1794) en ünlüleriydi. / Abraham Lincoln eşcinsel miydi?

2355
Freud
Babası Freud için bu çocuk adam olmaz; Papa X. Leo, Leonardo da Vinci için yaşamını beceriksizlikle tüketecek dermiş. / Rodin’in yaptığı Victor Hugo ve Balzac heykellerinin ikisi de sipariş verenlerce reddedilmiş. / Adolf Hitler’in Almanya başbakanı olana dek, vergi beyannamelerinde mesleği “yazar”lıktır. / Edna O’Brien’a göre Tann’dan sonra en ulvi şey edebiyattır. / Kompozitör ve piyanist Artur Schnabel’den (1882-1951), virtüöz piyanist Vladimir Horowitz’e (1903-1989) öğüt: “Bir parçayı çalarken zorlandığını duyumsadığın an suratım as.” / Lenin tenis oynardı. / Stalin, Hemingway okurdu. / “Alçaklık ve tuhaflıkla dolu olmasına rağmen bin yedi yüz yıldır ayakta kaldığına göre Hıristiyanlık’ın bir ulviliği vardır” görüşündeydi Voltaire. / Ronald Reagan 1940’larda, FBI’ın Hollywood bölge ihbarcısıymış. / Kompozitör Edward Elgar önemsenmediği dönemde, Tann’nın sanattan hoşlanmadığı görüşündeydi..

2389
Buñuel
“Tanrı’ya şükür hep bir atheist (tanrıtanımaz) olarak kaldım” diye şükrederdi yönetmen Luis Buñuel. / Doktorunun önerisiyle dört yıldır sabahlan ata binerdi Mozart. Parasız kalınca aüıu sattı, iki ay sonra da öldü. / Ilyada 16,600 dizeden mürekkep. / Hıristiyanlığın bayraktarı ve isim babası Tarsuslu Aziz Paul mektuplarına tarih atmazmış. / Picasso, Joan Miro, Philip Guston ve Willem de Kooning çizgi öykü severlerdi, özellikle de Krazy Kat hayranıydılar. / Vladimir Nabokov’a göre Nobelist şair T.S. Eliot taklitçi ve sahtekârdı. / Paul Celan sekiz dilden çeviri yapabilirdi. / Aziz Francis ölüm döşeğine farelerin üşüşmesini eğlendirici bulmuş. / Toplum içinde Herman Hesse’nin “Magister Ludi”sini öven Thomas Mann, oğluna o kitabın neden bahsettiğini bile bilmediğini itiraf eder. / Anton Çehov’un (1860 - 1904) sekiz yüz kısa öykü yazdığı doğru mudur? / Bıçkın yazar Ben Jonson’un (1572-1637) yazdığı otuz kitap, sözcük sözcük hafızasmdaydı. / Önemli yazar/şair John Berryman (1914-1972) Time dergisine iş başvurusu yapar. Yazdıklarından örnekler göstermesini söylerler. Okuduklarından sonra onu işe almazlar. / “Tabiatta beyaz rengi yoktur” kanısındadır Renoir...

2407
James Joyce
“Dante okurken, güneşe bakmış gibi, insan birden yorulur” dermiş James Joyce. / New Yorker dergisinde shit(bok) sözcüğü ilk kez, Richard M. Nixon’dan bir alıntı yapılırken kullanıldı. / Ludovico Ariosto, “Orlando Furioso”yu 26 yılda yazdı. Avrupa edebiyatının en uzun şiiri bellenen yapıt, 38786 dizeden mürekkep. / Yevgeny Yevtuşenko, bir şiirinde Kopenhag Havalimam’nda, Ernest Hemingway’e çok benzeyen bir yaşlı adam gördüğünden bahseder. (Sonra onun Hemingway olduğunu öğrenecektir.) / Büyük İskender’in Babil’de öldüğü gün Sinoplu Diyojen’in Korent’te öldüğü doğru mudur? / Aziz Jerome Aristo’nun yapıtlarını yatarken yastık niyetine de kullanırdı. / Eşcinsel Auden’e göre Beethoven eşcinseldi. / “Tarihten öğrendiğimiz tek şey, tarihten bir şey öğrenmediğimizdir” derdi Hegel. / Gustave Flaubert’in “Madame Bovary”i yazarken tuttuğu “tempo günlüğü”: 3 günde 8 satır; 5 günde 1 sayfa, 7 haftada 13 sayfa. (Enis Batur’a iletilecek.) / Fryderyk Chopin (1810-1849) konser kostümüyle gömüldü. Ressam Eugene Delacroix (1798-1863) tabutuna en uzun süre el verenlerdendi. (Bu pasaj Chopin’den bir nocturn eşliğinde yazıldı.) / “Hiç adam öldürmedim ama nicesinin ölüm haberini büyük zevkle okudum.” Avukat Clarence Darrow. / Büyük balerin Anna Pavlova (1881-1931) ölüm döşeğinde, “Kuğu kostümüm hazır mı?” diye soracaktır.

2429
Bertrand Russell
1948’de Norveç’te düşen bir uçakta, sigara içilmeyen bölümde oturan tüm yolcular öldü. Sigara tiryakisi olan Bertrand Russell, kurtuldu. / “Bir yazarın yayımlamaktan kaçındığı yazılarını, özellikle mektuplarını yayımlamak utanç verici bir girişim” derdi Heinrich Heine (1797-1856). / Perikles’in metresi ve genelev patroniçesi Aspasia, Sokrates’le entelektüel tartışmalar da yapardı. / M.Ö. Beşinci Yüzyıl Atina’sındaki pazar yerinde, kitapçılar için ayrılmış bir bölüm vardı. / Oyun yazan Brendan Behan bir Katolik hastanesinde tedavi olurken bakıcısı rahibeye, ‘Tüm erkek çocuklarının büyüyünce piskopos olması için dua edeceğim” der. / Müthiş bestekâr George Gershwin (1898-1937) ilk iki bestesini toplam 12 dolara satmıştı. / Brahms’ın ölüm döşeğinde, “Hakaret etmeyi unuttuklarımdan özür dilerim” dediği iddia edilir. / Moliere, Hastalık Hastası adlı oyununda oynarken hastalanır, ertesi gün ölür. / Çehov’un izleyicilerine mesajı, “Kendinize bakın ve ne denli can sıkıcı bir yaşamınız olduğunu görün” imiş. / Handel Londra’da İngilizceyi sökemeden elli yıl yaşadı. / Bir Londra kenar mahallesinde doğum kontrolü broşürleri dağıttığı için hapishaneye tıkıldığında, ekonomist John Stuart Mill (1806-1873) 18 yaşındaydı...

2462
Nietzsche
Yaşamının sonuna doğru yazdığı kartpostalları “Kral Nietzsche” diye imzalarmış Nietzsche. / Henry James için, “Tanıştığım en tatlı yaşlı kadın” dermiş Nobelist William Faulkner. / John Steinbeck, “Nobel’i almayı hak ettiğinizi düşünüyor musunuz?” sorusuna, “İçtenlikle söylüyorum ki, hayır” diyecektir. / Efsane tenor Enrico Caruso (1873-1921) 1907’den itibaren konser başına 2000 Dolar alırdı. / “Bach’ı dinlerken Hıristiyanlığa inanır gibi oluyorum” demişti ressam/yazar Roger Fry (1866-1934). / Marcel Proust 18 yaşında askere alındı. 74 kişilik temel eğitim dersinden 73.1ükle geçti. / Cervantes’e göre çeviri kitap okumak, “Bir Hollanda halısına ters tarafından bakmaya benzer.” / 1977’deki bir kokteyl partisinde Norman Mailer, Gore Vidal’ın suratına içki kadehini boşaltınca, Vidal de onun bir parmağını ısıracaktır. / “Yaşlanmak, işlemediğiniz bir suç yüzünden cezalandırılmaya benzer.” Anthony Powell. / Popüler savaş romanları da yazan Nobelist Ernest Hemingway’in cephede askerlik deneyimi bir haftadır; o süreçte hafif yaralanınca, Kızıl Hac kantininde yaralılara çikolata ve sigara dağıtır. / Bazı yazarlara yapılacak en iyi iyilik, onları yeniden okumamaktır.” François Mauriac...

2479
Antov Çehov
Anton Çehov Almanya’da öldü; tabutu Moskova’ya, üstünde “istiridye” yazan bir yük vagonuyla gitti. / Oyun yazan R.B. Sheridan (1751-1816), ünlü Drury Lane tiyatrosunun da sahibiydi. Bina cayır cayır yanarken o civardaki bir pub’a kurulur ve kendine içki ısmarlar. “Kendime ait şöminenin karşısında bir kadeh şarap içmek hakkım değil midir?” diyecektir. / “Hiçbir filozof, komşularının davranışını bile değiştirmeyi başaramamıştır.” Voltaire / Eflatun mantığı: “Akılcı bir yaşam sürmeyen erkekler dünyaya yeniden kadın olarak geleceklerdir.” / Aristo mantığı: “Genç evlenen çiftler kız çocuk sahibi olurlar.” / George Washington vasiyetnamesinde tüm kölelerini azad eder. 2100 yıl önce, Aristo da vasiyetnamesinde kölelerinin çoğunu azad etmişti. / Picasso, “Arzu’yu Ucundan Yakalamak” adlı oyununu yazdığında, Paris Nazi işgali altındaydı. Oyun özel bir izleyici gurubuna, bir kez oynandı. Başrollerde Camus, Sartre, Miche Leiris, Raymond Queneau, Dora Maar, Pierre Reverdy, Simone de Beauvoir vardı. / Şair Elizabeth Barrett Browning mezar taşına, “Dünyanın en büyük roman okuyucusuydu” diye yazılmasını önermişti. / Dostoyevski mühendislik fakültesinden mezun olmadan önce cebirden ikmale kalmıştı. / Herodot, EtiyopyalIların sperminin de siyah olduğuna inanırmış...



2510
Ingmar Bergman
“Dindarlaşacak denli uzun yaşamayacağımı umuyorum” derdi film yönetmeni Ingmar Bergman. / Velazquez için ressamların ressamı derdi Monet. / Verlaine, Rimbaud’ya üç metre öteden üç el ateş etti, yalnızca ilkinde dostunu bileğinden vurabildi. / Sigmund Freud kokainmandı. / Paris Operası’nın devletten aldığı yıllık ödenek 135 milyon dolar eşitiydi; Metropolitan Operası’nın ABD’den aldığı ödenek ise 1 milyon doların altında! / Dwight Eisenhower’in başkanlığı sırasında ABD.'nin şair-i azam’ı Robert Frost, bir yakınını ziyaret etmek için Beyaz Saray’a uğrar. Eisenhower’a üstadı görmek ister misiniz diye sorulunca o, “Niye?” diyecektir. / Bonnard ressamlığı, sanat aşkından önce özgürlük için seçtiği görüşündedir. / “Kitaplar hafızayı zayıflatır” derdi Plato. / George Sand gece yansı yazmaya başlar sabah altıda yatıp öğleden sonra üçe dek uyurdu. / G.L. Kittredge Harvard Üniversitesi’nde kırksekiz yıl boyunca Shakespeare öğretti. Dersinden geçmek isteyen öğrenciler Shakespeare’den en az 600 dize ezberlemek zorundaydı. / ABD. Cumhurbaşkanı Franklin D. Roosevelt, politik yaşamı boyunca da kitap eleştirmenliğini sürdürdü. / Muhafazakâr Jeny Falwell’e göre kürtajcılar, feministler, eşcinseller ve lezbiyenlerdi 11 Eylül’ün (İkiz Kuleler yıkılırken üçbin kişinin ölümü) sorumlulan...

2536
Ludwig Wittgenstein
Bir iddiaya göre Ezop, küfürbaz olduğu için rahipler tarafından Delphi’de bir uçurumdan atıldı. / İsa çarmıha gerilirken o bu sayede ölümden dönen isyankâr mahkum Barabbas aynı zamanda bir kitap eleştirmeniydi. / James Joyce’dan, D.H. Lawrence ile Aldous Huxley’i karşılaştırması istenince, “Huxley en azından daha iyi giyinir” diyecektir. / Kompozitör Sir Edward Elgar ilerlemiş yaşmda da uçurtma uçururdu. / Filozof Ludwig Wittgenstein’i (1889-1951) kravat takarken gören yoktur. / Cengiz Han’ın haremi beş yüz kadından mürekkepti. / Ressam Jackson Pollock ile yazar Jack Kerouac “ruhsal bunalımlı” bulundukları için askere alınmadılar. / Filozof Descartes da (1596-1650) kadın yüzünden düelloya tutuşanlardandı. / Shakespeare’in oyunlarında 158 değişik bitki adı geçtiğini saymıştı mentor’lanmdan David Markson. / Pusulanın da mucidi bilinmemektedir. / Mozart ölüm döşeğindeyken odasındaki kanaryanın dışarı çıkarılmasını ister; son şa(r)kısını beğenmemiştir. / Henry James ölüm döşeğindeyken, sekreterinden son yazısını daktilo etmesini ister; daktilonun sesini dinlemek arzusundadır. / Leonardo da Vinci ölüm döşeğindeyken, yaşamını heder ettiği kanısındadır...

2554
Kurt Vonnegut
Don Kişot’un ilk kısmı yayımlandığında 58, ikinci kısmı yayımlandığında 86 yaşındaydı Cervantes. / Karısı güzel olmayan bir yazara henüz rastlamadım derdi Kurt Vonnegut. / Onyedinci Yüzyıl’ın ünlü şairlerinden John Milton, eleştirmen(lerin)e baykuş, guguk kuşu, maymun veya eşek diye seslenmezse köpek dermiş. / Sofokles’e göre bir insanın başına gelebilecek en iyi şey dünyaya gelmemektir/ Filozof Kierkegaard’ın annesi, babasının eski hizmetçisiydi. Günlüklerinde annesinin adı geçmez. / Rembrandt ve Henry Fielding de hizmetçileriyle evlendiler. / EA. Poe iki kez Baudelaire’in dualarına girmiş, tövbe tövbe estağfurullah. / Karl Marx masa başında öldü. / Ben çocukken dünya Sioux’lara aitti derdi Kızılderili şef Oturan Boğa; gençken bu toprakların her yerini gezdim Apaçilerden başka halk görmedim derdi şef Koçis; bir zamanlar rüzgâr gibi yaşardım buyurmuştu Geronimo; biz beyaz adamları çağırmadık ki diye sızlanırdı Deli At. / Jean Stafford’un yazar olduğunu duyan bir kovboy, “Gölgede yapabileceğin bir işin olduğu için şanslısın” diyecektir...

2584
Charlie Chaplin
Balet Nijinsky’i izledikten sonra, “Korkarım dünyanın en büyük aktörünü gördüm” demişti Sarah Bernhardt. / Picasso ve Diego Rivera’nın gözde aktörleri Charlie Chaplin’di. / Borges’e göre Cennet bir tür kütüphaneydi. / William Faulkner’e göre Mark Twain, Avrupa standartlarında dördüncü sınıf bir yazar bile değildi. / A.B.D.’deki zencilerin başkaldırı önderi, hatip Martin Luther King, hitabet dersinden “orta” dereceyle geçebilmişti. / Şair Nicanor Parra fizik profesörü; yazar Miroslav Holub immünoloji araştırma şefiydi. / Şair Paul Eluard Gestapo’ya izini kaybettirmek için bir tımarhanede iki ay saklandı. / Einstein cep saati taşırdı. / Sosyolog Auguste Comte bir fahişeyle evlenmişti. / Diyojen öldüğünde yüzü koyun gömülmesini ister; çünkü dünya bir zaman sonra, yukardan aşağıya doğru bir dönüş yapacaktır. / “Yapıtlarıma değer veriyorsanız lütfen çalmayınız” yazardı, Nobelist Hermann Hesse’nin yazlığının kapısında. / Konfüçyüs gayrimeşruydu. / Karl Marx, çocuklarına yüksek sesle Shakespeare okurdu. / Hiç kimsenin intihar etmediği ama önemli bir Dostoyevski romanı var mıdır? / Serendipity sözcüğünü ilk kez Horace Walpole 1754’te kullandı. Enis Batur’a göre aynı sözcüğü Türk edebiyatında ilk kez kullanan Selçuk Altun olabilir...

2603
Jean-Paul Sartre
“Nietzsche çok düşündüğü için aklını yitirdi. Ben düşünmem ve bu yüzden de delirmem” diyen büyük balet Nijinsky’nin yaşamı bir tımarhanede sona ermişti. / Jean-Paul Sartre ile Albert Schweitzer kuzendiler. / Samuel Beckett beş başyapıtını (Godot’u Beklerken dahil) 1940’larda iki yıl içinde yazarken karısının dikiş dikerek kazandığıyla karınlarını doyurdular. / Doktor ve yazar Sir Thomas Browne (1605-1682) insanların da ağaçlar gibi, cinsel ilişkiye girmeden üremelerini arzulardı. (Kendisi 12 çocuk babasıydı.) / Ezra Pound oğlu Omar’ı bebekken evlathk verdi. Omar 12’sindeyken birkaç saatliğine buluştular. Yeniden buluştuklarında Pound yetmişindeydi. / Josef Stalin, Maxim Gorky’nin tabutunu taşıdı. / Varsıl Avusturyalı bir aileden gelen Ernestine Schumann-Heink (1861-1936), ünlü bir opera sanatçısıydı. Birinci Dünya Savaşı’nda iki oğlu, birbirine karşı cephelerde savaştı. Almanlar için dövüşen öldü. Anneleri öldüğünde Amerikan vatandaşıydı. / Soyut resmin öncülerinden Jackson Pollock New York parklarında çöpçülük de yaptı. Görevi, heykelleri kuş pisliklerinden temizlemekti. / Bu yıl 89 yaşında yitirdiğimiz gerçekçi ressam Lucian Freud, Sigmund Freud’un torunuydu. Kaç çocuğu olduğu bilinmiyordu (şimdiye dek 15’i ortaya çıktı), ikinci eşi, Guinness birasının soylu ortaklarından Caroline Blackwood ıskalanmış bir yazardır. Blacwood bilahare Amerikalı öncü şair Robert Lowell’la  evlendi. Lowell, New York’ta bir takside kalp krizinden öldüğünde kucağında eski eşi Blackwood’un, Freud tarafından yapılmış bir portresi vardı...

2633
Lenin
Emma Bovary önce ela sonra kara gözlüdür. Ben, Madame Bovary okuyanların yalancısıyım. / Vermeer (1632-1675) borç içinde öldü. En yüklü alacaklısı Delft’li bir fırıncıydı. Ressamın on üç çocuğu vardı. Bir de William Sakspere vardı. 1248’de hırsızlıktan asılmasa William Shakespeare’in hemşerisi sayılırdı. / Çaykovski’nin günlüğüne göre, “Brahms yeteneksiz bir piç ve alçaktır.” / Einstein 13 yaşındayken Kant okurdu. / Ebeveyni İtal-yan olan KorsikalI Napolyon’a göre, bu alemde “En soylu mertebe, Fransız olarak doğmaktı.” / Fransız şair Saint-John Perse’i bilmiyor musunuz? Oysa T.S. Eliot onu İngilizceye, Rilke ise Almancaya çevirmişti. / Sinoplu Diyojen: “Bir kova dolusu aküm olacağına bir damla şansım olaydı.” / Charlotte Bronte öldüğünde dokuz aylık evliydi. Kocası rahip Arthur Nicholls 51 yıl daha yaşadı. / Güldür güldür sesli Edith Piaf 142 cm. boyundaydı. / Lope de Vega, “Büyük yazarlar ünsüz ve yoksul ölürler” dediğinde yıl 1609’du. / Lenin’in frengiden ölmüş olma olasılığı. / Stalin de Charlie Chaplin hayranıydı. / Bilişim gurusu Steve Jobs (1956-2011) bir gayri meşru ilişki sonucu doğdu. Dedesi kızının bir Suriyeli ile evlenmesine karşı çıkınca o evlatlık verildi. Jobs’un dedesi ölünce biyolojik ebeveyni evlendiler. Kızlan Mona Simpson (doğ. 1957) tanınmış bir yazar oldu. Mona sonra üvey babasının soyadını (Simpson) benimsedi. Onun kocası Richard Apel bir televizyon yapımcısı ve çizgi film senaristiydi. Karısının kızlık soyadını verdiği çizgi film serisi (Simpsons), yirmi yıldır gezegenin en gözde televizyon dizisidir. Steve Jobs’un 9 milyar dolarlık mirasının tasası magazin basınına düştü; Simpsons çizgi filminin yıllık cirosu da milyar dolarla ifade ediliyor.

2659
Puşkin
Benjamin Franklin yetmişini aştığı halde genç bayanlara evlenme teklif etmeyi sürdürüyordu. / Kompozitör Stravinsky (1882-1971) Rustu; 1934’te Fransız, 1945’te AB.D. vatandaşlığını seçti. / Xenophon (M.Ö. V. Yüzyıl) büyük oğlunun savaşta öldüğü haberini alınca ağlamaz, “Onun ölümsüz olmadığını biliyordum” der. / Kompozitör Alexander Scriabin (1872-1915) paraya dokunması gerekiyorsa önce eldiven takardı. / Ressam Titian (1488- 1576) Venedik’te yaşarken tüm vergilerden muaf tutulmuştu. / Papa II. Julius (1443-1513) yalnızca Musevi doktorlara güvenirdi. / Brahms Cambridge Üniversitesi’nin fahri doktora payesini iki kez reddetti; Manş Denizi’ni geçmekten korkuyordu. / Schoenberg Stravinsky’e “Modernsky” diye takılırmış. / Yidişçe yitmek üzere olan bir Musevi dilidir; sözlüğünde “savaş” sözcüğü yoktur diye duydum. / Nabokov, “Don Kişot”un da abartıldığı fikrindeydi. / Piyanosunun yan yüzünü izleyiciye doğru konuşlatarak çalan ilk sanatçı Franz List’tir (1811-1886). Doğumunun 200. yıldönümüydü. / Bizet’nin Carmen’i bestelerken Prosper Merimee’nin bir romanından etkilendiğini biliyorsunuz. Merimee’nin o roman konusunu Puşkin’in bir düz şiirinden ödünç aldığım biliyor musunuz? / Mucit, entegre yetenek Michael Faraday’m babası nalbanttı. / En büyük sopranolardan Maria Callas’ın (1923-1977) külleri Ege Denizi’ne sav-rul-du...

2684
Voltaire
Voltaire’in mektupları (1694-1778) 98 cilt tutmuştu. / Ondokuzuncu Yüzyıl’ın korku romanı yazarlarına da terörist denirdi. / Şair Langston Hughes (1902-1967), cenaze merasiminde Duke Ellington’dan, “Benden Haber Gelene Dek Bekle” başlıklı parçanın çalınmasını vasiyet etmişti/ Sinoplu Diyojen’e en çok hangi şarabı sevdiğini sormuşlar, “Başkasının ısmarladığı şarabı” buyurmuş. / W.H. Auden’e idam cezası hakkındaki düşüncesini sormuşlar, “Bertold Brecht’e uygulanacaksa itirazım yok” buyurmuş. / Isak Dinesen’e göre, “Üzüntüden kurtulmanın en iyi yolu onları bir öyküde toplamak” tır. / Charles Ives 30 yaşındayken yazdığı Üçüncü Senfoni için Pulitzer ödülü kazandığında 73 yaşındaydı. / Winston Churchill ve Napolyon Bonapart Latince’den bütünlemeye kalmışlardı. / Richard Wagner pembe iç çamaşırlarım yeğlerdi. / Leonardo da Vinci idam infazlarım kaçırmazdı; asılırken kasların nasıl gerildiğini gözlemlermiş. / Wallace Stevens’in eşi Elsie orta; James Joyce’un eşi Nora ilkokul mezunuydu...

2710
Dostoyevki
Münzevi şair Emily Dickinson (1830-1886) öldüğünde yayımlanmamış 1755 şiiri vardı. / Sofokles (M.Ö. V. Yüzyıl) aynı zamanda dansçı ve güreşçiydi, yediği üzüm tanesi boğazına kaçınca öldü derler; doksanını aşmıştı. / Heinrich Schliemann (1822-1890) 13 dil bilirdi; galiba en iyi bildiği iş, Truva’yı taş taş Türkiye dışına kaçırmaktı. / Sürrealist ressam Marcel Duchamp (1887-1968) bir satranç ustasıydı. / Emest Hemigway, T.S. Eliot için: “Mükemmel bir şair ve nitelikli bir eleştirmendir, ama insan olarak ancak popomu öpebilir.” / Goethe, Werther’i dört; Schiller, William Tell’i altı haftada yazdı. / Büyük İskender, İlyada’yi; Napolyon ise Plutark’ın Yaşamöyküleri’ni yanlarından ayırmazdı. / Ressam Max Beerbohm İtalyanca öğrenmeden İtalya’da 46 yıl yaşadı. / Tolstoy, Karl Marx ve Ibsen’in, “kabullenmedikleri” birer gayrimeşru oğullan vardı. / Dostoyevski, Wagner için, “İç karartıcı, Alman alçağının tekidir” derdi. / James Baldwin ilk romanım, Marlon Brando’dan aldığı borç parayla tamamlayabildi. / John Berryman’in annesi, kocasının intiharından birkaç hafta sonra ev sahibiyle evlendi. O zaman 12 yaşında olan şair de, 58 yaşındayken intihar edecektir...

2732
 George Bernard Shaw
Yazar Olive Wendell Holmes Jr. (1809-1894) alımlı bir kızdan gözlerini alamadığında 80’ini devirmiştir. Keşke şimdi 70’imde olsaydım” diye iç geçirir. / George Bernard Shaw’a (1856-1950) 94’ünde “Nasılsınız?” diye sorulduğunda, “Benim yaşımdakiler ya iyidir ya da ölü” dermiş. / Bir portresini imzaladıktan sonra altına “Als ich kan” (Elimden gelen budur) yazar Jan van Eyck (1395-1441). / Opera bestecisi Gaetano Donizetti’nin (1797-1848) kardeşi Giuseppe Donizetti (1788-1856), Osmanlı’mn bandosunu kurup yönetti. Paşa rütbesine yükselmişti; mezarı, Papalık’ın İstanbul temsilciliği sayılan Saint Esprit Katedrali’ndedir. O kilisenin popüler papazlarından Angelo G. Roncalli (1881-1963), 1958’de Papalık’a getirilmişti. (Daha önemlisi Selçuk Altun, duayen Sami Önal’ın vefatıyla tarihe kanşan Dil-Tarih Sahaf’ta, Gaetano Donizetti’nin imzası ve ex-libris’ini havi, 1821 ürünü İtalyanca bir kitap ele geçirmiştir.) / Swift, Kierkegaard, Thoreau ile Henry James’in edebi ölümsüzlüklerinde onlann iktidarsızlıklannın payı var mıdır? / Avrupa’da son cadı(?) 1782’de İsviçre’de yakıldı. / “Bir polisin içinden çıkılmaz duruma getiremeyeceği bir olay düşünemiyorum” derdi Eıje Ayden’in de dostu, oyun yazarı ve nüktedan Brendan Behan. / Maço-yazar Ernest Hemingway’in en küçük oğlu tıp doktoru Gregory, 2001 yılında bir kadınlar hapishanesinde öldüğünde 69 yaşındaydı; Gloria adında bir travestiydi artık o...

2758
Virginia Woolf
Filozof Biaise Pascal (1623-1662) şiiri gereksiz bulurdu. / 1845’te Paris’te 945 kitabevi vardı. / Voltaire’e göre Shakespeare, “Sevimli bir barbar”dı. / “Özgür iradeye inanmak gerek, bu konuda seçim hakkımız yok” derdi Nobelist Isaac B. Singer. / Lermontov (1814-1841) Puskin’in düelloda öldürülmesini lanetleyen bir şiirle ünlendi. Dört yıl sonra kendisi de bir düelloda öldürüldü. / Atinalı general Phocion’un (M.Ö.4. Yüzyıl) bir söylevini dinleyiciler hararetli bir alkışla kesince, “Ne o, aptalca bir şey mi söyledim?” diye ikirciklenir. / Giacomo Puccini’nin tek hobisi ördek avcılığıydı. / Nobelist Hermann Hesse de Jung’un hastasıydı. / E. Hemingway, EE. Cummings, John Dos Passos ve Dashiell Hammett; dördü de Birinci Dünya Savaşı’nda gönüllü ambulans şoförüydüler. / Virginia Woolf’un günlüğünden: “Farzet ki bir sabah uyanıyor ve gerçek olmadığım farkediyorsun.” / “Yaşamsal tüm gelişmeleri nörotiklere borçludur Dünya. Tek başlarına din kurmuş, başyapıtlar bestelemişlerdir.” M. Proust / Şair WH. Auden yıllarca New York’taki Greenwich Village’te çöplüğü andıran bir apartman dairesinde yaşadı, ondan önceki kiracı Leon Troçki’ydi. / Beethoven’in cenaze töreninde Mozart’ın Requiem’i icra edilmişti...

2779
Hegel
ABD.’nin Nurullah Ataç’ı Edmund Wilson (1895-1972) şair Edna st. Vincent Millay’e evlenme teklif edince, onun aynı zamanda beş erkeği “idare ettiğini” de öğrenir. / Ernest Hemingway’e göre Scott Fitzgerald’ın kansı Zelda, komedyen-şarkıcı Al Jolson’un Hz İsa’dan da önemli olduğu görüşündedir. / Kompozitör Anton Bruckner sosyal yaşam gerçeklerinden o denli habersizdi ki, bir bestesini prova eden orkestra şefine bahşiş vermeye  kalkışmıştı. / Lenin, Sarah Bemhardt’ı Kamelyalı Kadın'da izlerken ağladığını itiraf etmiştir. / Sokrates, Hz İsa ve Budha tek kelime yazmamıştır. / Şairlerin şairi Virgil (M.Ö. 70 - M.Ö. 19) aşın utangaç bir ke-ke-mey-di/ Diyalektik mantığın öncüsü Hegel (1770-1831) harcamalarının son kuruşuna dek dökümünü tutardı. / Tarihçi Plutark ve Anian’a göre Pers Kralı Darius’un kumandasındaki 120 bin askeri püskürten Büyük İskender’in ordusu 450 erattan mürekkepti. / Jane Austen’in erkek kardeşlerinden ikisi amiraldi. / Gore Vidal’e göte, EM. Forster’ın pantolonunda sidik lekesi gördüğü için Tennessee Wiliams onunla görüşmekten vazgeçer...

2804
Tolstoy
Bilgin ve filozof, entegre yetenek Michael Faraday’in (1791-1867) babası nalbanttı. / Ressam El Greco (1541-1614) öldüğünde müflisti ama 20 odalı bir malikânede yaşıyordu. / Yahudileri İspanya’dan kovan Kral Ferdinand’ın (1452-1516) atalan arasında Yahudi eksik değildi. / Nobelist Isaac B. Singer ünlü olduktan sonra da telefon numarasını telefon rehberinden kaldırtmamıştı. / Goethe ile Byron birbirlerini yüzyılın en büyük dâhisi bellemişlerdi. / Kraliçe I. Elizabeth (1533-1603) Cambridge Üniversitesi’ni ziyaret ettiğinde Grekçe konferans verir. Öğrencilerle sohbet kısmında Latince konuşacaktır. / Balzac, Schubert ve Keats 1,50 metre boyundaydılar. / Mietzche’ye göre Dante, “Mezartaşlanna şiir yazan bir sırtlan”dı. / Caz piyanisti Benny Goodman (1909-1986), Mozart çalarken kalp krizi geçirip öldü. / Önemli ressam J AD. Ingres (1780-1867); onbeş yıl boyunca bahşiş karşılığında Roma’da turistlerin portrelerini çizdi. / Ernest Hemingway tartıştıklarını boksa davet ederdi. Beyzbol yıldızı Hugh Casey’e (1913-1951) tebelleş olunca fena dayak yedi. / Catullus İmparator Jül Sezar’ı eleştiren bir şiir yazınca ne oldu biliyor musunuz? Sezar onu yemeğe davet etti. / Osip Mandelstam Stalin’i hafifçe eleştiren bir şiir yazdı, hapishanelerde sürünerek öldü. / Immanuel Kant’ın çalışma odasında J J. Rousseau’nun bir portresi asılıydı; Tolstoy’un gençken taktığı kolyede de JJ. Rousseau’nun portresi vardı. / JJ. Rousseau’nun babası Isaac Osmanlı Sarayı’nın kadrolu saatçisiydi, Galata’da yaşardı...

2828
Walt Whitman
Yazar George Gissing’in (1857-1903) ilk kansı fahişe, İkincisi tımarhanelik oldu. / Ernest Hemingway ve Voltaire de anti-Semitist’di. / Aristo’ya göre kadınların erkeklerden daha az sayıda dişi olmalıydı. / Tolstoy ile Gandhi mektuplaşırlardı. /ABD’nin öncü şairi Walt Whitman’in, kendi kitaplarım öven -imzasız- yazılan vardı. / Rembrandt iflastan kurtulmak için elindeki 75 tablosu ile koleksiyonundaki Raphael, Giorgione ve Van Eyck’lan sattı; hasılat, borcunu kapatmaya yetmedi. / Musevi filozof Moses Maimonides (1135-1204), Arap harfleriyle yazardı. / William Shakespeare ile Cervantes aynı gün öldüler. (23.04.1616) / James Joyce uslanmaz bir mastürbasyoncuydu. Bir hayranı, “Ulysses’i yazan elinizi öpebilir miyim?” diye sırnaşınca, “Hayır, o elin başka marifetleri de var” demiştir..



2853
Goethe
Goethe bir kadınla ilk kez yatağa girdiğinde kırkındaydı. / Çello virtüözü Pablo Casais (1876-1973) yetmiş yıl boyunca güne Bach çalarak başladı. / Öncü şair Stephane Mallarmé (1842-1898), Edgar Allan Poe’nun yapıtlarını aslından okumak için İngilizce öğrendi. / Poe’nun (1809-1849) doğumunun 200. yılında AB D.’de verilen bir sempozyumda, Selçuk Altun’un, Senelerce Senelerce Evveldi (Many And Many A Year Ago) başlıklı romanı da irdelendi. / Alman ressam Kathe Kollvvitz’in (1867-1945) oğlu Birinci, torunu ikinci Dünya Savaşı’nda öldü. / Ortaçağ filozofa John Scotus Eriugena’yı, öğrencilerinin kalemleriyle öldürdüğü rivayet edilir. / Joseph Conrad kumar borçlarından dolayı intihara kalkıştığında 19’undaydı. Daha sonra, bedenindeki kurşun izinin bir düellodan kaldığını uyduracaktır. / Cervantes vergi tahsildarlığı da yapmıştı; hesabında açık çıkınca hapse atıldı. / Kendisini hüzünlü göstermesi için Nobelist T.S. Eliot, otuzlu yaşlarında yüzüne açık yeşil renkte pudra sürermiş. / Emmenuel Kant ve Frederic Chopin de anti- Semitist’di. / Leo Tolstoy’un kansı el yazısıyla, Savaş ve Banş’ı (İngilizce çevirisi 1296 sayfa) yedi kez yazmıştı. / Dadısı Lord Byron’ı seksle tanıştırdığında üstat henüz dokuz yaşındaydı...

2879
Bach
Sarah Bernhardt bazen üstü açık bir tabutta uyurdu. / Mikelânj’ın öldüğü gün (18.02.1564) Galileo doğdu. / Büyük İskender ressam Apelles’ten gözdesi dilber Campaspe’nin resmini yapmasını ister. Ressamın sevgilisine aşık olduğunu öğrenince onları birbirine bağışlar. / Nietzsche’ye göre Geoıge Sand, yazmasını bilen bir inekti. / Filozof Plotinus (M.S. 205-270) yazmasını öğrendiğinde elli yaşındaydı. / W.H. Auden’a göre Sapho’dan sonra en büyük lezbiyen şair RM. Rilke’ydi. (Rilke bir erkektir.) Thomas Hardy özyaşamöyküsünü üçüncü tekil şahıs kullanarak yazdı. Yapıt onun ölümünden sonra dul karısının imzasıyla yayınlandı. / Bach ve Handel aynı ayda doğdular ama hiçbir araya gelmediler. / Kompozitör Jacinto Scelsi (1905- 1988) soylu ve varsıl bir Sicilyah’ydı. Viyana’da klasik müzik eğitimi alırken, giysilerini kuru temizleme için Londra’ya yollardı. / Hırsızlıktan da sabıkalı Jean Genet’nin İkinci Dünya Savaşı’nda, Nazilere para karşılığında espiyonculuk yaptığı iddia edilir. / Prokofiev ile Stalin; Aldous Huxley ile John F. Kennedy aynı gün öldüler..

2913
Reşat Nuri Güntekin
Sinoplu Diyojen’e (M.Ö. 404-323) göre Plato gevezenin tekiydi, Sokrates ise zırdeli. / Balzac (1799-1850) mesaiye gece yansı başlar, 16-18 saat durmaksızın yazardı. / Sofokles’in (M.Ö.496-406) babası kılıç zanaatkânydı. / Paul Gauguin arsenik içerek intihara yeltendi, kustu. / Goya’nın karnından 19 çocuğu olmuştu, gayrimeşru çocuklarının sayısını kendisi de bilmezdi. / Filozof Pisagor (M.Ö. 570-495) dünyaya daha önce iki kez geldiği kanısındaydı; önce balık sonra kuş olarak. / Andre Gide’e göre döneminin en iyi romancısı, bir romanı ortalama üç haftada bitiren G. Simenon’du. / Rilke ilham beklerken mobilya cilalar, Jackson Pollock börek pişirirdi. / Virgil Georgics'i yedi yılda bitirdi; günde tek satır yazardı. (Okudunuz mu?) / Ulysses 260,430 sözcükten mürekkep. / Claude Debussy’nin hem metresi, hem de kansı tabancayla intihar ettiler. / Voltaire’in ikinci kansı, öz kızkardeşinin kızıydı. / F. Scott Fitzgerald öldüğünde Muhteşem Gatsby altı ayda yedi adet satmıştı; aldığı son telifti. / 2500 yıl önce mi yaşamış Yunanlı filozofların doğum/ölüm tarihlerini biliyor, Reşat Nuri Güntekin’in eşi Hadiye Hanım’m (doğ.1909) ölüm tarihini bil(e)miyoruz...

2930
Nâzım
Emily Bronte ölümünden bir saat öncesine dek doktor muayenesini reddetti. / Filozof Spinoza (1632-1677) kırkdört yaşında öldüğünde ciğerlerinde bir bardak dolduracak kadar cam tozu birikmişti; kendisi usta bir gözlükçüydü, gözlük camı (k)eser (b)içerdi. / Nietzsche’ye göre İsa çarmıha gerildiğinde son Hıristiyan da ölmüştü. / Mary Shelley (1797-1851) Frankestein’in öyküsünü yazdığında 19 yaşındaydı. / Balerinlerin ressamı Edgar Degas iktidarsızdı derler. / EM. Rilke sürekh (b)irilerinin yatıh konuğuydu. Dört yılda elli değişik adresi olmuştu. / Kayda geçen ilk alkolik yazar, oyun yazarı Aeschylus’tu (M.Ö. 525-456). / JP. Sartre’a göre döneminin en önemli yazan Amerikalı John Dos Passos’tu (1896-1970). / Oysa Arşimet yıkanmaktan nefret ederdi, onu ite kaka banyoya götürürlerdi. / Sigmund Freud ağzından ve boğazından 33, James Joyce gözünden 25 kez ameliyat oldu. / Dostoyevsky’nin babası bir yoksullar hastanesinin kadrolu doktoruydu. Hastalarına o denli kötü davranırdı ki, biçarelerden bir grup sonunda onu öldürdüler. / Falih R. Atay’a göre, “Nâzım Hikmet’in anası (Celile Hanım) Yahya Kemal’in büyük aşkıydı.” Asım Bezirci’ye göre bu söylenti sürecinin sonunda, Hikmet Bey ile Celile Hanım boşandılar...

2955
Joseph Conrad
Joseph Conrad’a göre Moby Dick’te yapmacık olmayan tek cümle yoktur. / Amerikan madeni paralan on sent ve yanm dolardaki kadın yüzü şair Wallace Stevens’ın kansı Elsie’ye aitti; onlann yatak odalan ayrıydı. / Charles Baudelaire’in giyinmesi iki saatten az sürmezdi. / Robinson Crusoe’nun yazan Daniel Defoe yıllarca çorap sattı. / Voltaire’e göre Shakespeare’ın yapıtları dev bir dışkı yığınıydı. / J J. Rousseau’nun cahil otel hizmetçisi Therese Levasseur’den beş çocuğu oldu, hepsi yetimhanelere verildi. / Emest Hemingway, babası ve oğlu; üç kuşak intihar ettiler. / Eleştirmen, yazar ve akademisyen Lionel Trilling (1905-1975), “Yirminci Yüzyıl romancılan içinde, EM. Forster dışında kimseden bir şey öğrenmedim” derdi. / Ressamlar Rubens ve Canova çalışırken, kendilerine Latin klasikleri okunurdu. / Kafka kendi yazdıklarını okurken sürekli gülermiş. / David Markson’a göre yabancı dillere en çok çevrilen şair -muhtemelen - Nazım Hikmet’tir. / Henry Miller, Dostoyevski ve Renoir da anti-semitistti.

2981
Selçuk Altun
Velasquez, Raphael’i ressamdan saymazdı. / Mozart bilardo tutkunuydu. / Ressam Toulouse-Lautrec’in ayakkabüannı gönlünce boyatabildiği tek yer Paris geneleviydi. /Opera bestecisi Gaetano Donizetti (1797-1848) çıldırarak öldü. Selçuk Altun 06.11.04 tarihinde Dil-Tarih Sahaf’ta, onun kitaplığından ve imzasını havi İtalyanca kitabı (60 TL karşılığında) ele geçirirken zevkten çıldırdı. / ‘Tann’nın sinekleri neden yarattığını ben bile anlamıyorum” derdi Aziz Augustine. / Luciano Pavarotti nota okuyamazdı derler. / Hesiod, Hölderlin, Gogol ve Yeats kendi kendileriyle konuşurlardı. / Krallar kralı Şarlman okur ama yazamazdı; Jandark ikisini de yapamazdı. / Adı erkek ama kadın romancı George Eliot evlendiğinde 59 yaşındaydı, kocası ondan 21 yaş daha gençti. Venedik’te balayındayken çıtır koca otel odasının balkonundan kanala atladı. / Diva Maria Callas’a göre onun döneminin en büyük şarkıcısı Rosa Ponselle’di. (Adını duymuş muydunuz?) / Horace’ın babası, Anton Çehov’un dedesi köleydi. / Öncü ressam Sandro Botticelli (1444-1510) yaşamının sonunda sadakayla yaşar duruma düşmüştü.


kitap için 3 | selçuk altun | *sel | mayıs 2013





Share on :

Hiç yorum yok:

 
Copyright © 2015 benhayattayken
Distributed By My Blogger Themes | Design By Herdiansyah Hamzah