yaşadım tanrım / yarım ve uluorta*

04 Ekim 2015


“insan bir gecedir,” diyor hegel, “her şeyi kendi içinde barındıran boş bir hiçliktir; hiçbiri kendisine ait olmayan -ya da zaten orada olmayan- sonsuz bir temsiller ve imgeler zenginliğidir.

Eğer anlıyorsanız , her şey olduğu gibidir.
Eğer anlamıyorsanız da her şey gene olduğu gibidir.
(enis batur)

bir aborjin mitinde ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp, durmadan aileleri ayıran ve köylerdeki huzuru bozan wurriri büyücüsünün öyküsü anlatılıyor. Günlerden bir gün büyücü ölür ve bu insanlar yamyam olduklarından büyücünün bedenini yeryüzünün bütün halklarını çağırdıkları bir şölen sırasında yemeye karar verirler. Ne yazık ki herkes şarkı söylemeye koyulduğunda, büyücünün şu ya da bu parçasını yemelerine göre ağızlarından farklı sözlerin çıktığını fark ederler. Büyücü, aralarında kusursuzca anlaşan ve aynı dili konuşan bu halklar arasına anlaşmazlık katarak öcünü almıştır.

dil bir alıntı dizgesidir. (borges)

ophiocordyseps unilateralis diye bi mantar türü var. tayland ve brezilya’nın yağmur ormanlarında yaşayan bu mantar türü, bir iç parazit mantarı ve genellikle böceklerin içinde yaşıyor. ophiocordyseps unilateralisler konak olarak seçtikleri karıncaları ele geçirip bir ağaca tırmandıyorlarmış ve o karıncanın ömür boyu bir dala sabitlenmiş bir halde yaşamasını sağlıyorlarmış. (orman tabanından ortalamada 25.2 santimetre yukarıya, %94-95 nem oranı ve 20-30 santigrat derece arası sıcaklığın bulunduğu ortamlara.) şu makaleye göre, henüz bu sürecin tam olarak nasıl gerçekleştiği bilinmiyor olsa da, muhtemelen salgıladıkları kimyasallar sayesinde karıncanın beyin hücrelerine zarar vermekte ve hatta onu yönlendirmekte”ymiş bu fantastikler.

“kötülük hakikati bastırıp ezerek iktidarını sürdürmek ister….” diyor mr. spock  orijinal seri üçüncü sezon dördüncü bölümde ve devam ediyor: “ takipçileri olmaksızın kötülük yayılamaz.”

"... beşeri varoluşumuzun kökü ve mucizesi dildir…" (heidegger)

"Ağır ağır ölür
Yolculuğa çıkmayanlar
Okumayanlar
Müzik dinlemeyenler
Gönlünde incelik barındırmayanlar"
(pablo neruda)

tsundoku: (japonca) okumadığı hâlde sürekli kitap almak; raflara, masalara yığmak.

-kütüphanenizdeki tüm kitapları okudunuz mu?
-walter benjamin: İnsanlar yalnızca okumak için değil, birlikte yaşamak için de kitap alır…

"Çoktan öğrenmiş olmamız gerektiği gibi insan ruhunun en doğru, en eksiksiz temsili bir labirenttir." jose saramago, filin yolculuğu

"Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var…"
(turgut uyar)

öte yandan:

son 75 günde  devlet güçlerinin kürt illerinde katlettiği sivil sayısı 80’i geçmiş. (bu sivillerden biri 35 günlük bebek 22'si çocuk.)

ve ne heidegger'i, ne zombi mantarları, borges'i?

allahım. nacayip bi dünya.







*cemal süreya
Share on :

Hiç yorum yok:

 
Copyright © 2015 benhayattayken
Distributed By My Blogger Themes | Design By Herdiansyah Hamzah