abdülaziz'in ikinci mabeyincisi faik bey'e işkence edilirken II. abdülhamid'in de orada bizzat hazır bulunuşu hakkında bir tanıklık

07 Mart 2017


azledilişinden bir müddet sonra feriye sarayı'ndaki odasında bilekleri kesilmiş olarak bulunan sultan abdülaziz, intihar mı etmişti yoksa bir cinayete mi kurban gitmişti? II. abdülhamid, tahta geçişinin hemen ardından başlattığı bir soruşturmayla bu soruya bir cevap bulmaya çalıştı. bu maksatla merhum padişahın ikinci mabeyncisi fahri bey'e bizzat abdülhamid'in emriyle bir imam tarafından işkence yapıldı. üstelik işkencede padişah da hazır bulunmuş hatta işkencecilere emirler vermek suretiyle yönlendirmişti de.

daha sonra faik bey, sultanın tahttan indirilişi, ölümü, yıldız mahkemesi ve sonrasını konu edindiği ibretnüma adlı eserinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

‘Kağıthane imamı, pantolon ve donumu çözüp husyeteynimi (testislerimi; H. Y.) çıkarıp ve elindeki kıskacı husyeteynime takar 'vah vah, acıyorum, şunu söylesen de bu eziyetleri çekmesen olmaz mı?' deyip yüzüme bakarak ‘ne diyeceksin?’ diyerek cevap talebinde olduğundan ben, sarayda bir hükümdar huzurunda âdâbın haricinde vahşilerin bile icraya tenezzül etmeyeceği bu hâl-i esef-iştimalin (bu esef verici durumun; H. Y.) tesirinden haya ederek (utanarak; H. Y.) cevaben 'diyeceğimi dedim, bu da çilem imiş, çekmeye hazırım, mukadderat-ı ilâhiyye ne ise o olacak’ dediğimde işkenceye memur edilmiş olan gaddar-ı bi-hayâ İmâm-ı merkum, yedinde (elinde; H. Y.) daha önce hazırlamış olduğu ince bir demir çubuk ile diz kapaklarıma birkaç defa darbederek (vurarak; H. Y.) ve ‘hükümdann emrine itaat etmeyenin cezası budur deyip mahud kıskaç ile husyeteynimi bir suretle burmaya başladı ki acısından avazım asumâna (göğe; H. Y.) çıkıp ve hicabımdan dilimi dahi ısırmışımdır. Birdenbire gözlerim karardı, ne olduğunu bilemedim, bayıldım, kendimi kaybettim. Ve mel'ûn imamın elindeki mahûd kıskaç ile beraber vurmak için bir ince değnek gördüm ise de icra edilen ameliyatın acısı ile onu vurup vurmadığını hissedemedim. Biraz sonra aklım başıma geldi. Kendimi sırılsıklam buldum. Meğer ki, bu ameliyyât-ı zâlimâne ve mel'unaneyi ayak ucumda seyr ve temâşâ eden merhametlü Padişah gülerek ‘bayıldı, yüzüne biraz su serpiniz' diye ferman buyurmakla eseri merhamet ve âlicenâplık göstermiş olduğu anlaşılmıştır(s. 24-25).

okuma notları'nda (düşün yazıları IV) hilmi yavuz, faik bey'in tanıklığına şöyle bir not düşmeden edemiyor:

"Ne ilginç değil mi? Bizzat Padişahın (II. Abdülhamid) emriyle bir imam, Fahri Bey’e testislerini burarak işkence ediyor; Fahri Bey bayılıyor ve Abdülhamid, ‘bayıldı, yüzüne su serpin!’ dediği için de onu, âlicenâblıkla, yani yücegönüllülük (ve merhamet) göstermek' le övüyor!
Olamaz, diyorsunuz, değil mi? Osmanlı’da kul terbiyesi bunu gerektiriyor işte!.."






Share on :

Hiç yorum yok:

 
Copyright © 2015 benhayattayken
Distributed By My Blogger Themes | Design By Herdiansyah Hamzah