Chicago'dan İstanbul'a Haymarket'ten Taksim'e 1 Mayıs Tarihinin İzinde

26 Nisan 2017


1 Mayıs, işçi ve emek tarihinin olduğu kadar dünya tarihinin de en önemli günlerinden biridir. İlk kez, 1 Mayıs 1886'da başlayan kapsamlı bir genel grev ve mitingle dünya tarihine dâhil olmuştur. Gösterilerin devam ettiği 4 Mayıs'ta bir provokasyonla yaşanan trajedi "Haymarket Vakası" adıyla tartışmaları günümüze kadar uzayacak bir heykeller/anıtlar mücadelesini başlatmıştır. 1 Mayıs, 1886'da toplanan 2. Enternasyonal'de resmen "Uluslararası Emekçiler Günü" olarak kabul edilmiş ve ilk kez 1890 yılında kutlanmıştır. 1 Mayıs'ın ortaya çıktığı, 4 Mayıs Olayları'nın yaşandığı ve ardından heykeller/anıtlar mücadelesinin başladığı bu yerleri Chicago'da bizzat arayıp bularak, resimleyerek anlatmaya çalıştım.

MEHMET Ö. ALKAN'ın
Toplumsal Tarih'in 209. sayısında
yayınlanan yazısını kendisinden
izin almadan (öhöm) blogumda
yayınlıyorum.
Türkiye'de ise ilk kez II. Meşrutiyet'in ardından Üsküp, Selanik ve İstanbul'da başlayan kutlamalara yasak gelmekte gecikmemiş, İstanbul'da Taksim ve Pangaltı civarları kutlamaların merkezlerinden biri olmuştur. Milli Mücadele döneminde İstanbul'da kutlanan 1 Mayıs, işgalcileri protesto etmek için yapılan gösterilere dönüşürken, son kutlama 1927'de yapılacak ve sonrasında yasaklanacaktır. İzleyen yıllarda "illegal" bir halde kutlanan 1 Mayıslar, yasaklanışının neredeyse 50. yılında fiili olarak açıkça kutlanmaya başlayacaktır. Ancak 1 Mayıs 1977'de sahneye konan bir provokasyonla Taksim Meydanı Haymarket Vakası'ndan çok daha vahim bir trajediye sahne olacaktır.

1 Mayıs, darbe dönemiyle yeniden yasaklı kutlamalar listesine alınacak ve Taksim Meydanı her yıl 1 Mayıs’ta yeni bir mücadeleye tanık olacaktır. Nihayet 2008’de "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kabul edilmiş ve sonunda 22 Nisan 2009'da kabul edilen yasa ile 1 Mayıs, "Resmi Tatil" günü olarak ilan edilmiştir. Bu son cümlenin ardında bile Türkiye için henüz yeterince araştırılmamış tamı tamına ıoo yıllık bir mücadele yatar.

1 MAYIS'lN DOĞUŞU
1 Mayıs'ın "işçi günü" olarak tarihi 1886 yılında Amerika’nın Chicago kentinde başlar. 1 Mayıs 1886 günü Chicago'da genel bir grev düzenlenmiştir. Grevin amacı 1867'de kabul edilmesine rağmen henüz hayata geçirilmeyen günlük 8 saatlik çalışma süresiyle ilgili yasanın uygulanması için ülke genelinde bir uyarı yapmaktır. Hatta bu amaçla "Sekiz Saatlik Gün" şarkısı bile yazılmıştır. Her yerde şu slogan duyulmaktadır: "İş için sekiz saat, uyku için sekiz saat, yapacağımız şeyler için sekiz saat!" Bu dönemde kullanılan bir başka slogan "Azalan saatler, artan ücretler" şeklindedir. Günlük 12-14 saatlik çalışma süreleri yerine, günlük 8 saatlik çalışma süresinin kabul edilmesiyle hem kısmen işsizliğin önüne geçileceği, hem düşük ücrete bir parça çare bulunmuş olacağı, hem de özellikle çocuk işçilerin insanca gelişiminin sağlanması açısından üzerinde önemle durulmuştur.
Sonunda, bu konuda ülke genelinde yapılan çağrı karşılık bulur ve örneğin işçi hareketi geleneğinin güçlü olduğu Chicago’da 1 Mayıs 1886 Cumartesi günü büyük bir yürüyüş düzenlenir. Yaklaşık 80.000 işçi kol kola girmiş, bir yandan şarkılar söyleyerek, bir yandan da sendikalarının afişlerini taşıyarak Michigan Caddesi’nden yürüyüşe başlamışlardır. Bu dayanışmanın işçi devriminden korkan bazı işverenleri şoke ettiği ve hemen işçi ve işçi sendikalarıyla aynı ücrete 8 saatlik işgününü kabul eden anlaşmaları imzaladıkları bilinmektedir. Günümüzde kutlanan 1 Mayıs’ın atası, işte bu günümüzde kanıksanmış günlük 8 saatlik çalışma süresinin kabul ettirilmesi için yapılan grev, görkemli yürüyüş ve mitinglerdir. New York, Detroit, Wisconsin gibi eyaletlerde on binlerce işçi eylemlere katılır. Hareketin merkezi olan Chicago'da greve giden işçi sayısının 40.000 civarında olduğu, ülke genelinde ise 300 ila 500 bin kişinin greve çıktığı tahmin edilmektedir.

Haymarket Anıtı 2004
Polis anıtı da dikilerek, uzun yıllar devlete ait bir mekan olarak gösterilmek suretiyle adeta tarihi unutturulmak istenen Haymarket Vakası anısına, Chicago'lu sanatçı Mary Brogger tarafından yapılan ve sendika başkanlarıyla polis şeflerinin bulunduğu bir törenle 14 Eylül 2004 tarihinde açılan Haymarket Memorial Anıtı


1 Mayıs 1886 günü, ABD genelinde yaklaşık 1 milyon işçinin genel greve ve gösterilere katıldığı söylenir. İlk kez siyah işçilerle beyaz işçilerin birlikte yürüdüğü, kamusal parklara siyah işçilerin de girebildiği büyük bir gösteri yapılır. Barışçıl ve olaysız başlayan gösteriler izleyen günlerde de devam edecek ve fakat bir provokasyon, etkisi ve kavgası günümüze kadar gelen bir trajedinin yaşanmasına sebep olacaktır.

HAYMARKET VAKASI YA DA HAYMARKET KATLİAMI
Günlük 8 saatlik çalışma süresi uygulamasının hayata geçirilmesi konusunda düzenlenen 1 Mayıs'tâki bu görkemli gösteri ve grevin ardından, 2 Mayıs Pazar günü de hem ABD’de, hem de Chicago'da barışçıl yürüyüşler devam eder. Ancak 3 Mayıs'ta barışçıl hava bozulmaya başlar, greve katılan işçilerin bazıları işten atılır. Grevci işçilerle grev kırıcı işçiler arasında başlayan gerilim kavgaya dönüşür ve bu sırada polisin grevci işçilerin üzerine ateş açmasıyla bazı işçiler ölür.

1 Mayıs’ı düzenleyen işçiler, polisin bu ölçüsüz saldırısını kınamak ve protesto etmek için, 4 Mayıs Salı günü akşamı Chicago'da Haymarket denen meydanda bir miting yapma kararı alırlar. Bu mitingin, dönemin işçi yanlısı belediye başkanı Carter Harrison’un izin verdiği yasal bir miting olduğu ne yazık ki birçok kaynakta zikredilmez bile.

Akşam 7.30’da başlaması gereken miting bir saat gecikmeli başlar. Beklenen 20.000 işçi yerine 2.500'den az gösterici gelir. Miting sonuna doğru, vaiz Fielden konuşmasını tamamlamak üzereyken meydanda 200 civarında gösterici kalmıştır. Tam bu sırada 176 silahlı polis kalabalığa saldırır. Derken, kimliği günümüzde de hâlâ bilinmeyen biri(leri) Amerika tarihinde ilk kez polise doğru bir dinamit (boru bomba) fırlatır. Bombanın etkisi ile bir polis ölürken (Mathias J. Degan), panikleyen polislerin sağa sola ateş etmesi nedeniyle ayrıca 7 polis ve 4 gösterici ölür, onlarcası yaralanır.

Ertesi gün yalnızca Chicago’da değil, ülke genelinde sıkıyönetim ilan edilir. Bundan sonraki süreç yine yalnızca Chicago'da değil, dünyada işçi karşıtı bir dizi eylemin başlamasına neden olur. Yerel sendikalar kapatılır, işçi liderleri tutuklanır, evler izinsiz bir şekilde aranır, sendika gazeteleri süresiz kapatılır.

SOSYALİZM, ANARŞİZM VE EMEK TARİHİNDE BİR DÖNÜM NOKTASI
Haymarket Vakası sonrasında ölen toplam sekiz polise karşılık, adeta misilleme yaparak sekiz miting düzenleyicisi tutuklanır-, August Spies (1855-1887), Albert Richard Parsons (1848 - 1887), Adolph Fischer (1858- 1887), George Engel (1836-1887), Louis Lingg (1870-1887), Oscar Neebe (1850-1915), Samuel Fielden (1846-?) ve Michael Schwab (1853-?).

Hem "1 Mayıs", hem de 4 Mayıs'ta yaşanan Haymarket Vakası, emek tarihi açısından olduğu kadar sosyalizm ve anarşizmin tarihinde de bir dönüm noktası olmuştur. Anarşistler 1 Mayıs’ın anarşist bir eylem olduğunu, tutuklanan ve bir kısmı idam edilen sekiz kişinin de anarşist ideolojiye bağlı olduğunu vurgularlar.

Tutuklamalar sonrasında iki ay sürecek olan Amerikan tarihinin en ünlü davalarından biri başlar. Adalet açısından dava o kadar gayri ciddi bir hal alır ki, Chicago Tribün gibi saygın bir gazete bile jürinin bu 8 kişiyi suçlu bulması için jüriye para ödemeyi önermiştir. Dolayısıyla daha başından itibaren adil ve dürüst bir şekilde sürmeyen yargılama sürecinin planlı bir idam kararı alma süreci olduğu konusunda tartışma yoktur. Bu nedenle 21 Haziran 1886'da başlayan ve tarafsızlığını yitirdiği herkesin malumu olan jürinin de hazır bulunduğu davanın 20 Ağustos 1886'da idam kararlarıyla son bulması kimseyi şaşırtmaz. Duruşma sonunda yapılan "yargılananların yargılamaları" başlıklı meşhur konuşma, anarşizmin tarihinde bir manifesto olarak kabul edilmiştir.

Jüri 8 kişiyi de suçlu bulmuş, 7 kişinin asılarak idam edilmesine ve Oscar Neebe’nin de 15 yıl ağır hapisle cezalandırılmasına karar vermiştir. İdamdan bir gün önce gelen temyiz baskısıyla da Samuel Fielden ve Michael Schwap’in ölüm cezaları ömür boyu hapse çevrilir. Aynı günün sabahı Louis Lingg hücresinde kafasının bir bölümü bir dinamit kapsülüyle parçalanmış olarak bulunur. Adolph Fischer, George Engel, Albert Parsons ve August Spies 11 Kasim 1887 günü asılarak idam edilirler.¹
İdamların üzerinden 6 yıl bile geçmeden, adaletin tecelli etmediği ve haksız yere idam edildikleri anlaşılacaktır. Haziran 1893'te Illinois Eyaleti'nin valisi bu adaletsizliğe izin veren bütün bir yargı sistemini kınar ve devlet adına özür diler. Hapis yatmakta olanlar serbest bırakılır.

Bu süreçte 1 Mayıs Avrupa'ya taşınacak, Amerika'da etkisini kaybetmeye başlayacaktır. Uzun süre Amerikan işçi hareketinin yarısı 1 Mayıs'ı Emek Günü olarak beklerken, diğer yarısı Eylül’ün ilk pazartesi gününü emek günü olarak kutlamıştır. Rusya'daki Ekim Devrimi’nden sonra 1 Mayıs "komünizm” ile ilişkilendirilir ve kutlanmaktan vazgeçilir! Tuhaftır, dünyada 1 Mayıs’ın kutlanmasına neden olan olay Amerika'da yaşanmış ancak Amerika'da hâlâ resmen tanınmamaktadır. GünümüzdeAmerika'da Eylül’ün ilk pazartesi günü "emek günü" (Labour Day) olarak kutlanan tatil günüdür.² Aslında 1 Mayıs'ın "İşçi Günü" olarak ilan edilmesine giden süreçte etkili olan olaylardan biri, devletin, Haymarket Vakası’nda yalnızca polisin rolünü öne çıkartan bir heykel yaptırmasının yarattığı tepki rol oynamıştır. Heykelin dikilmesinden 2 ay sonra 1 Mayıs Uluslararası İşçi Günü olarak kabul edilmiştir. Bu tartışmalı heykel, Haymarket Anıtı olarak adlandırılan Chicago Polis Heykeli'dir.

Heykel, 4 Mayıs 1886'da yaşanan Haymarket
Vakasınedeniyle, orada işçi ve göstericiler
yok sayılarak, yalnızca öelen polisleri anmak için
Haymarket Memorial adıyla devlet tarafından
Johannes Gelert adlı bir heykeltraşa sipariş
edilmiştir. Daha vahimi, nispet yaparçasına,
idamlardan iki yıl sonra, 30 Mayıs 1889'da
açılmıştır. Heykel kaidesine konulduğu günden
beri rahat bırakılmayacak, özellikle
anarşistlerin hedefi haline gelecektir.
HEYKELLER MÜCADELESİ: 
POLİS KORUMASINDAKİ POLİS HEYKELİ (HAYMARKET ANITl)-1889
Dünyanın en garip heykellerinden biri Chicago'da bulunan Polis Heykeli/Anıtı’dır. Heykel, 4 Mayıs 1886’da yaşanan Haymarket Vakası nedeniyle, orada ölen işçi ve göstericiler yok sayılarak, yalnızca ölen polisleri "anmak” için devlet tarafından yaptırılmıştır. Heykel, Chicago polisinin haklılığını psikolojik olarak öne çıkarmak amacıyla,  Johannes Gelert adlı bir heykeltıraşa sipariş edilmiştir. Daha vahimi, nispet yaparcasına, idamlardan iki yıl sonra, 30 Mayıs 1889'da düzenlenen mutantan törenle, Haymaket Vakası'nda bomba ile ölen polis memuru Mathias J. Degan'ın oğluna açtırılmıştır. Heykel, dur işareti yapan bir polis memuru şeklindedir. Chicago Kent Müzesi’nde de bulunan, Haymarket Vakası’nda görevli Başkomiser William Ward’in göstericilere hitaben söylediği varsayılan şu cümleler heykele yakıştırılmıştır. "Illinois Eyaleti halkı adına, size emrediyorum, çabuk ve sakin bir şekilde dağılın." Aslında bu cümle bile suçluyu işaret etmektedir!
Tahmin edilebileceği üzere Polis Heykeli açıldığı andan itibaren rahat bırakılmayacak, küçük saldırılara uğrayacaktır. Ancak heykele yönelik ilk büyük kaza/saldırı 1927 yılında yaşanır. Haymarket Vakası’nın 41. yıldönümü olan 4 Mayıs 1927’de bir tramvay kazayla yoldan çıkarak anıta çarpmıştır! Heykel tamir ettirilir ve Haymarket Meydanı'ndan alınarak 1928'de The Union Parka dikilir. 1950’lerde yine yer değiştirirse de saldırılar eksik olmaz. Beklenebileceği üzere 1968 olaylarından Chicago polisi de Polis Heykeli de fazlasıyla nasibini alır. Örneğin 4 Mayıs 1968 de, Haymarket Vakası’nın 82. yıldönümünde, Vietnam Savaşı karşıtlarının protestosu sırasında polislerle göstericiler arasında kalan heykel oldukça zarar görür. Ertesi yıl, 1969'da yaşanan "Öfke Günleri"nden kısa süre önce, 6 Ekim 1969’da radikal solcu Weatherman grubu tarafından heykelin bacakları arasına konan bir bomba ile heykel havaya uçurulur. Ancak heykel kısa sürede tekrar inşa edilip 4 Mayıs 1970'te, Haymarket Vakası'nın yıldönümüne yetiştirilerek törenle açılır. Saldırılar durmayacak, 6 Ekim 1970'te heykel tekrar bombalanacaktır. Heykel kısa sürede tekrar yapılacak, ancak bu kez 24 saat polis koruması tahsis edilecektir. Dünyanın ilk gerçek polisler tarafından 24 saat korunan Polis Heykeli, nihayet Ocak 1972’de Chicago Polis Müdürlüğü bahçesinde doğal, sürekli ve kapsamlı bir polis korumasına kavuşacaktır. Heykelin sondan bir önceki durağı, 1976'da götürüldüğü Chicago Polis Akademisi’nin kapalı bahçesidir. Ancak izleyen 30 yıl boyunca Haymarket Meydanı’nda kalan heykelin boş kaidesi, polis aleyhtarı birçok yazı ve çizime ev sahipliği yapar.

Polis Heykeli son durağına 2007'de taşınır. Bu kez hassasiyetler göz önüne alınarak Haymarket Vakası’nın 4 Mayıs'taki yıldönümünde açılmak yerine, 1 Haziran 2007'de açılır. Yeni yeri Polis Merkezi önündeki yüksek kaidenin üzeridir. Bir tören düzenlenerek Haymarket Vakası'nda ölen ilk polis Mathias J. Degan’ın büyük torunu tarafından açılışı yapılmıştır. Heykel Chicago Polis Müdürlüğü önündeki bahçede 24 saat 7 gün koruma altında. Heykelin ön yüzündeki yazı "Illinois halkı adına size sükûneti emrediyorum." şeklinde yumuşatılmış ve değiştirilmiştir. Anıtın arka tarafında Haymarket Vakası'nda ölen 8 polisin adları yazılmış ve 59 polisin de yaralandığı belirtilmiştir. Heykel'in sol yanında ise şu yazı yer alır: "Haymarket Anıtı, 1 Haziran 2007’de Chicago Polis Merkezi Karargâhında, 4 Mayıs 1886'da Haymarket çatışmasının bir sonucu olarak ölen 8 Chicago polisinin ve bu büyük şehrin vatandaşlarına hizmet etmek ve onları korumak için canlarını feda eden bütün diğer polislerin cesaretinin mirasına ithaf edilmiştir."

HAYMARKET ŞEHİTLERİ ANITI-1893
Haymarket Şehitleri Anıtı
1 Mayıs 1886
grevini örgütleyen
ve 4 Mayıs'ta yaşanan
Haymarket Vakası'nın
sorumluluğu
 üzerine yıkılmış ve düzmece bir
mahkeme ile idam edilmiş
 olanların anısına yapılmıştır.
Luc Parsons'un öncülüğünde
Waldheim Mezarlığı'nda
yaptırılan anıt, 24 Haziran
1893 günü büyük bir
törenle açılır. Anıtın üstünde
eyalet valisinin de
düzmece mahkeme  nedeniyle
resmi özür yazısı yer alır.
Polis Heykeli’nin (Haymarket Anıtı) devlet tarafından dikilmesi, muhaliflerin karşı bir anıt yapma kararını pekiştirmiştir. Bu anıt, Haymarket Vakası sonrasında düzmece bir mahkeme ile idam edilen ve "Haymarket Şehitleri" olarak adlandırılan mağdurları anmak için, gömülü oldukları mezarlıkta bir anıt yapılmasına vesile olur.

Bu yeni anıt, bir kadının olağanüstü gayretleriyle dikilmiştir. Yukarıda değindiğimiz Chicago'daki, tarihin ilk 1 Mayıs 1886 yürüyüşünün ardında Lucy ve Albert Parsons adında bir karı-kocanın hüzünlü ve kararlı hikâyesi vardır. Lucy 1853’te Teksas'ta bir köle olarak doğmuş, Amerikan İç Savaşı sonrasında bir büroda çalışmış, eşi Albert’le evlendikten sonra Chicago’ya taşınmıştır. Taşınmasının ardından ilgisini yazmaya ve dikiş işçisi kadınların sorunlarına ve örgütlemesine vermiştir.

Bir mürettip olan Albert, dönemin etkili işçi derneği Emek Şövalyeleri’nin bir üyesi ve Alarm adlı işçi gazetesinin de editörlüğünü yapmaktadır. Her ikisi de ilk 1 Mayıs ı886'da genel grevin örgüt lemesi için oldukça etkin bir şekilde çalışmışlardır. 4 Mayıs’taki Haymarket Vakasından sonra Albert Parsons idam edilmiş, ancak Lucy Parsons’un hikâyesi orada bitmemiştir.

İdamların ardından Lucy Parsons mücadelesine yeni amaçlar katarak devam etmiştir. Lucy, Pioneer Aid and Support Association adlı derneği kurmuş, 1887 ile 1893 yılları arasında ve başta idam edilenler olmak üzere ölenlerin dul, yetimleri ile bakmakla yükümlü oldukları yakınlarına yardım etmek için çabalamıştır. Ayrıca Haymarket Vakası üzerine yayınlar yapmış ve o sırada hapishanede yatmakta olan Haymarket Vakası’nın üç mahkûmunun davalarını temyiz etmek için gayret göstermiştir.

Ayrıca Lucy Parsons ve kurduğu dernek, Haymarket Meydanına, polisin şiddetini ve sonrasındaki idamları meşru gösterecek tarzda Polis Anıtı dikilmesinin ardından, gerçek Haymarket mağdurları anısına bir anıt dikilmesi için yoğun bir çaba harcamıştır. Lucy, "Haymarket Şehitleri” (Haymarket Martyrs) olarak adlandırılan idam edilenler anısına bir anıt yapılması için hemen harekete geçer. Waldheim Mezarlığında, idam edilenlerin yakınında inşa edilen anıtın açılması için 25 Haziran 1893 Pazar günü büyük bir tören düzenlenir. Chicago’nun merkezinden başlayan yürüyüş bir süre sonra trenlerle mezarlığa kadar sürer. Yürüyüşe sendika, dernek, müzik grupları ve korolarla, işçi, sosyalist ve anarşistler katılır. 3.000 kişi ile başlayan yürüyüş mezarlıkta 8.000 kişiye ulaşmıştır.
Binlerce insan mezarlığa geldiğinde ilginç bir program ile karşılaşırlar. İngilizce, Almanca, Lehçe ve Bohemyan dillerinde konuşmalar yapılır. İngiltere, Fransa ve Belçika'dan sendikalar çiçek demetleri yollamışlardır. Anıt kırmızı bir bezle sarılmış ve çeşitli sendikaların gönderdiği bayrak, flama ve afişler bulunmaktadır. Program, Heykeltıraş Albert Weinert’in yaptığı anıtı, Pioneer Aid and Support Association başkanına sunmasıyla başlar. Tam o sırada Fetzner Orkestrası "Marseillaise"i çalmaya başlar ve anıt idam edilen Albert Parsons’un 14 yaşındaki oğlu Albert Parson's tarafından açılır. (Adeta Polis Heykeli’nin açılışına karşılık verilmiştir. Yukarıda değindiğimiz gibi Polis Anıtı da bomba ile ölen polisin oğlu tarafından açılmıştı.) Ardından Humboldt Şan Derneği "Uyan" adlı eski bir Luteren ilahi okur.

Anıt önünde yapılan bu tören, 78 yıl sonra 1971'de, 78 yıl önceki sırasıyla tekrarlanacaktır. Törene o sırada hayatta olan son Pioneer Aid and Support Association üyesi Oscar Neebe’nin büyük torunu da katılacaktır. Sonrasında her 4 Mayıs'a en yakın Pazar günü Illinois Emek Tarihi Derneği ve diğer dernekler anıtın etrafında toplanmaya başlar.³

0 zamanki adıyla Waldheim, şimdiki adıyla Forest Home Mezarlığı’nda dikilmiş Haymarket Şehitler Anıtı, 1893 yılında yapılmakla birlikte, anıtın üzerinde idamların infaz edildiği 1887 yılı yazar. Anıtın önündeki kadın heykeli adaleti simgelemektedir. Adaleti temsil eden kadın, yere düşmüş bir işçinin önünde ayakta durmaktadır. Kadının bir elinde, ölen işçinin başının üzerinde tuttuğu defne çelengi bulunmaktadır. Kadın geleceğe doğru yürümektedir, gelen kuşakların daha iyi yaşaması için gerekirse adeta kılıcını çekmeye hazırdır.

Haymarket Vakası sırasında göstericilerin Fransız milli marşı Marseillaise"i hep bir ağızdan söylediği biliniyor. Ayrıca heykeltıraş Albert Weinert'in da o sıralarda 100. yılı kutlanmakta olan Fransız Devrimi’nden ve özellikle Fransız milli marşı "Marseillaise”dan etkilendiği çok açık.⁴ Aslında heykel bir başka açıdan "Michelangelo'nun

Pieta'sını, İsa'nın çarmıhtan indirildiği anı canlandıran ve kollarında Ölü İsa'yı taşıyan Meryem Ana heykelini çağrıştırıyor.

Haymarket şehitlerinden August Spies'in, 11 Kasım 1887’de asılarak idam edilmeden önce darağacmdan haykırdığı son sözler, anıtın ön tarafındaki kaidenin altına aynen yazılmıştır. "The day will come when our silence will be more powerful than the voices you are throttling today" (O gün gelecek, sessizliğimiz bugün kıstığınız sesten çok daha güçlü olacak.)

Anıtın arka tarafında dördü idam edilen, biri de intihar eden beş kişinin isimleri yazmaktadır. Ayrıca Illinois Eyaleti valisinin John P. Altgeld’in idamların üzerinden 6 yıl geçmeden, 1893'te, adil olmayan yargılamayı kınayan ve haksız idamlar nedeniyle özür dileyen uzun cümlesi okunmaktadır.⁵

HAYMARKET VAKASI PLAKETİ-1992 VE HAYMARKET VAKASI ANITI-2004
Biraz yukarıda anlattığımız gibi, Polis Anıtı, Haymarket Vakası olarak adlandırılan olayın geçtiği Haymarket Meydanı’na dikilmiş ve birçok saldırıya maruz kalınca Chicago Polis Merkezi’ne taşınmak zorunda kalmıştı. Bu heykel, polisi öne çıkaran ve göstericileri suçlu olarak gösteren bir tarzda yapıldığı için uzun yıllar sendikalar, sosyalist ve anarşistlerden tepki almıştı. Heykelin Polis Müdüriyeti'ne taşınması ve Soğuk Savaş’ın bitmesinin yarattığı uygun ortamdan sonra, Haymarket Vakası’nın yaşandığı yerde, 25 Mart 1992'de buradaki kaldırıma nihayet bir bronz plaket konmuştur. Haymarket'te yaşanan olaylar ilk kez "polisin/devletin'' bakışı dışında bir başka açıdan ifade edilebilmiştir. Ayrıca bu meydana, Haymarket Vakası’nı anacak bir anıt yapılması konusunda çabalar başlamıştır. Nihayet, Chicago’lu sanatçı Mary Brogger’in yaptığı ve sendika başkanlarıyla polis şeflerinin bulunduğu bir törenle bu anıt/heykel (Haymarket Memorial), 14 Eylül 2004 tarihinde açılmıştır. Anıt, Chicago Şehri, Illinois Emek Tarihi Federasyonu’nun da katkılarıyla günlük 8 saatlik çalışma süresi mücadelesinin anısına, Haymarket Vakası'nı ve saldırılarını anmak amacıyla dikilmiştir. Anıtın sol yanındaki açıklamalarda olayın anarşist aktivistler tarafından organize edildiği belirtilerek yaşananlar özetlenmiştir.

Haymarket Vakası’nı tasvir eden ve Chicago Kent Müzesinde de bulunan gravürde 4 Mayıs Günü Haymarket Meydanı’nda bir at arabasının arkasında yapılan konuşma ve bombanın patlaması tasvir edilmektedir. Bu gravürün yıllar sonra dikilecek anıta da ilham kaynağı olduğu anlaşılmaktadır. [Gravür için The Haymarket Riots Chicago, 1886. Photo credit: Library of Congress]

Türkiye Sosyalistlerinin ilk 1 Mayıs fotoğrafı! İştirak dergisinin No: 2-20. sayısında (21 Haziran 1328 Perşembe -Temmuz 1921) s. 24 yayınlanan bu resmin altında "Pangaltı'daki Belvü Bahçesinde Efrenci 1921 Senesinde Mayısın Brinci günü Osmanlı sosyalistleri Tarafından İdare edilen Bir Mayıs Bayramı" cümlesi okunmaktadır. Bu fotoğraf bildiğimiz kadarıyla Türkiye 1 Mayıs Tarihinin ilk fotoğraflarından biri, belki de ilkidir. Bu fotoğrafa ilk kez Mete Tunçay dikkat çekmiştir.

TÜRKİYE'DE
II. MEŞRUTİYETİN 1 MAYIS'LARI
Türkiye’de işçi hareketleri 1860'lı yıllara kadar geri gitmekle birlikte 1 Mayıs'ların kutlanması için II. Meşrutiyet dönemini beklemek gerekecektir. II. Meşrutiyet işçi ve sosyalist hareketin geliştiği bir dönemdir. Grevler hayatın bir parçası durumuna gelir. Grevlerin konularından biri günlük mesailerin 10 saate indirilmesidir.⁶ Osmanlı’da 1 Mayıs’ın ilk kez nerede ve ne zaman kutlandığı konusunda muhtelif rivayetler var. Ancak daha önemlisi kutlanmış olması ve kutlamanın bir arada yaşamı vurgulayan bir eksende yapılmış olması.⁷ Rivayetlere göre ilk kutlamalardan biri 1905'te İzmir'de veya yeri belirtilmemekle birlikte 1906 yılındadır.⁸ Örneğin. Aydınlık 1925 yılında çıkardığı 1 Mayıs ile ilgili risalede şu bilgiyi veriyor: "Daha evvel 1906-1909-1910 tarihlerinde 1 Mayıs’ın Rum, Ermeni hatta bir miktar Türk işçileri tarafından bir bayram tarzında tes'id edildiğini görüyoruz. Fakat bunlar nihayet, kuzu pişirilen, helva yapılan Kâğıthane âlemlerinden başka bir şey değildi.’’⁹

1 Mayıs’ın 1908'den önce kutlanıp kutlanmadığı konusunda bir bilgi olmamasına rağmen II. Meşrutiyet sonrasında, 1 Mayıs, dönemin şartlarına göre kalabalık bir şekilde kutlanır. Gerçekten Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu'nun (SİF) kendi belgelerinden de anlaşıldığı kadarıyla II. Meşrutiyet sonrasında ilk 1 Mayıs kutlaması, 1909 yılında Üsküp ve Selanik’te yapılmıştır. SİF'in Sosyalist Enternasyonale gönderdiği "Avrupa Türkiyesinde Sosyalist Hareket" başlıklı rapora göre Üsküp'te kutlanan 1 Mayıs'a birden fazla örgüt katılmıştır.¹⁰ Osmanlı sosyalisti ve bir dönem İT listesinden parlamentoya girmiş olan Makedon (Dimitar) Vlahof Efendi’nin anılarında yazdığına göre İşçi Kulübü öncülüğünde yapılan Selanik'teki kutlamalara Yahudi, Türk, Makedon, Bulgar ve diğer milletlerden işçiler katılır." Sosyalist hareketin bir başka önemli ismi Abraam Benoraya da anılarında 1909'da Selanik’te kutlanan bu ilk 1 Mayıs'ın üzerinde önemle durur. Türk, Bulgar, Musevi işçilerin bando eşliğinde ve ellerinde kızıl bayraklarla, herkesin şaşkın bakışları altında gösteri yürüyüşü yaptıklarını anlatır. İşçiler ellerinde kızıl sosyalist bayraklar, hilalli Türk bayrağı, Yunan bayrağı ve dövizlerle yürümüşlerdir. Konuşmacılar arasında Ermeni, Türk, Sırp, Yunanlı işçiler bulunmaktadır. Yürüyüş rıhtımdan başlayıp Egnatia'dan devam edip, federasyon merkezinde son bulmuş ve mitingin görkemi ülke genelinde yankılanmışım.¹²



Aydınlık dergisinin 1 Mayıs 1923 nüshasının
kapağı. Üstte, "Bütün Dünya İşçileri Birleşiniz"
yazmaktadır. Resimdeki işçiniı elinde tuttuğu 
pankartta "İşçi Günü 1 Mayıs" yazısı okunuyor.
SİF hazırladığı bir başka rapora göre 1 Mayıs, 1910 yılında da Selanik’te serbestçe kutlanmıştır. Gösteri yürüyüşü ve Balkan İttihadı’ndan söz eden konuşmalar yapılmıştır. Bulgar Sosyalist Grubu da SİF ile birlikte yürüyüşe katılmıştır.13 Kırmızı mürekkeple basılan Ladino ve Fransızca makalelerin yer aldığı 1 Mayıs Gazetesi hazırlanmış ve dağıtılmıştır.14 SİF ile İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) arasında artan gerilim, İTC'nin sendikalar üstünde artan baskısı ve sosyalist harekete dönük bastırma girişimleri 1911 yılında Selanik'te kutlanan 1 Mayıs'ın İTC'yi protestoya dönüşmesine neden olur. 1 Mayıs yürüyüşüne 7.000 civarında emekçi katıldığı tahmin edilmektedir. Katı- lanlar arasında 14 sendika ve ayrıca sendikasız işçiler de bulunmaktadır. Öğleden sonra büyük yürüyüş başlamıştır. En önde bando-mızıka, onların arkasında 1.000 civarında 7-8 yaşında işçi çocuk, onların arkasında da sendikalı, sendikasız işçiler yürüyüş yapmışlardır. Sonra da Mebus Vlahof Hürriyet Meydam’nda büyük kalabalığa hitaben konuşma yapmıştır. Dört ayrı dilde konuşmalar yapılmıştır. Yürüyüş ve gösteriler bir şenlik havasında geçmiş ve sona ermiştir.15 Benaroya da anılarında bu mitingi anlatır. Musevi Bulgar, Yunan ve
Türklerin katıldığı mitingde Enternasyonal birçok farklı dilde söylenir.¹⁶

Daha önceki yıllarda İstanbul'da kutlanıp kutlanmadığı kesin olmamakla birlikte, en azından 1911 yılında 1 Mayıs’ın kutlandığı bilinmektedir.¹⁷

TÜRKİYE SOSYALİSTLERİNİN İLK 1 MAYIS FOTOĞRAFI!
İTC hükümeti genelde muhalefet, özelde ise sosyalist hareket üzerinde baskı kurmaya devam etmiştir. Bu nedenle 1909'dan beri kutlanmakta olan 1 Mayıs, 1912 yılında ne Selanik'te ne de İstanbul'da kutlanmıştır. 1912 yılının 1 Mayıs'ında yürüyüş ve toplantı izni verilmeyince, Selanik'te SİF işçilere işbaşı yapmama çağrısında bulunur ki 7.000'e yakın işçinin bu çağrıya uyduğu yazılmaktadır. Ayrıca federasyon lokalinde de 1.200 kişinin katılımıyla bir toplantı düzenlendiği belirtilmektedir. Kutlama için dans gibi gösteriler yapılırken, polisin kalabalığı ve toplantıyı dağıttığı rapor edilmiştir.¹⁸

İstanbul'da ise Tetebbuat-ı İçtimaiye Cemiyeti'nin öncülüğünde Pangaltı'da Belvü Bahçesinde kutlanır.'¹⁹ İştirak dergisinin No: 2-20. sayısında (21 Haziran 1328 Perşembe (Temmuz 1912) s.24 yayınlanan "Pangaltı'daki Belvü Bahçesinde Efrenci 1912 Senesinde Mayısın Birinci Günü Osmanlı Sosyalistleri Tarafından İdare Edilen Bir Mayıs Bayramı" cümlesi okunmaktadır. Bu fotoğraf bildiğimiz kadarıyla Türkiye 1 Mayıs tarihinin ilk fotoğraflarından biri, belki de ilkidir. Fotoğrafın ortasına doğru iki pankart dikkat çekmekte, muhtemelen birinde Yunanca, diğerinde Latin harfli birer yazı bulunmaktadır.

"Bütün
Dünya İşçileri Birleşiniz"
Aydınlık dergisinin 
1 Mayıs 1924

1913 ve 1914 yıllarında 1 Mayıs kutlanamamış, İTC tam anlamıyla bir baskı kurmuştur. Konu federasyonun raporuna şu cümlelerle yansır-, 1 Mayıs 1914 günü yürüyüş yapamadık, bu keyfi yönetimi protesto ediyor ve sizlerle birlikte bir kez daha haykırıyoruz: Kahrolsun Burjuvazi! Yaşasın Özgürlük! Yaşasın Toplumsal Devrim!"²⁰

MÜTAREKE VE
CUMHURİYETİN İLK YILLARI
Mütareke döneminde 1919 yılından itibaren kutlama haberleri yayınlanmaya başlar.21 1920'de kutlanmayan 1 Mayıs, 1921'deki kutlamalarda bir yandan İstanbul Hükümeti'ni, diğer yanda da Milli Mücadele'yi destekleyen işçi örgütleri arasında bir zıtlaşma yaratmıştır. 1 Mayıs'ın İstanbul’da 1921’den itibaren kutlanmaya başladığı görülmektedir. Polis kutlamaları yasaklamakla ve katılanların cezalandırılacağı açıkça belirtilmekle birlikte, gösterilere hükümete sempati duyan Türkiye Sosyalist Fırkası ve Hüseyin Hilmi'nin öncülük etmesi müdahale edilmemesinin nedenlerinden biri olmuştur. Kutlamaların Kâğıthane'de yapıldığı, bando eşliğinde marşlar söylendiği, İştirakçi Hilmi ve bazı işçilerin mavi gömlek, kırmızı kravat taktıkları bu halleriyle Sadrazam Tevfik Paşa'yı ziyaret ettikleri ve "Bilumum İstanbul Amelisine" başlıklı bildiri yayınladıkları anlatılır.

1922 yılındaki kutlama aynı zamanda işgale karşı kapsamlı bir tepki olarak örgütlenmiş, Ankara Hükümeti ve Milli Mücadele'ye destek verilmiştir. İstanbul dışında Ankara ve İzmir'de de kutlamalar yapılmıştır. İşçiler aileleriyle birlikte kutlamalara katılmışlardır. Kutlamaların Sultanahmet'te başladığı ve uzun bir yürüyüşle Kâğıthane’ye dek sürdüğü belirtilir.

1923 yılındaki 1 Mayısa, İzmir İktisad Kongresi’nin de etki ve katkısı olur. İzmir İktisad Kongresi’ne katılan işçi gruplarının oluşturdukları Türkiye Umum Emekçi Grubu 39 maddelik bir temel esaslar kaleme almıştır. Buna göre ilk maddede "amele kelimesiyle hitap edilmekte olan kadın ve erkek erbab-ı say ve amelin ba’de-mâ (emekçi) unvanıyla tevsimi" ve 14. maddesinde de "Bir Mayıs gününün Türkiye Emekçiler bayramı olarak kanunen kabulü” isteği dile getirilmiştir.²² Bu isteğin 2008 yılına kadar kabul edilmemesi hazindir.

1927 1 Mayıs Kutlaması ve
Türkiye Amele Teali Cemiyeti,

Milliyet (1 Mayıs 1927).
1927'de yayınlanan Milliyet gazetesi
haberi birinci sayfadan şu başlıkla vermiştir:
"İşçiler dün bayramlarını tes'id ettiler."
Alt başlıkta şunlar yazılıdır:
"Dünyanın Her Tarafında 
Olduğu Gibi Şehrimizde de 
İşçiler Bir Mayıs Münasebetiyle 
Birbirlerini 
Tebrik Ettiler!" Haberin 
altına bir fotoğraf 
eklenmiş ve şunlar 
yazılmıştır: "Amele Murahhasları
 Türkiye Amele Teali Cemiyeti 
Binası önünde".

1924'te yasak olmasına rağmen yine kutlanır, 1925'teki Kürt İsyanı ve ardından çıkan Takrir-i Sükûn Kanunu, muhalefeti tam anlamıyla baskı altına alır. Ancak Amele Teali Cemiyeti'nin kutlamalarına izin verilir. 1926'da sınırlı kutlanırken, 1927'de son kez kutlanır. 1927’de yayınlanan Milliyet gazetesi haberi birinci sayfadan şu başlıkla vermiştir. ’İşçiler dün bayramlarını tes’id ettiler." Alt başlıkta şunlar yazılıdır: "Dünyanın Her Tarafında Olduğu Gibi Şehrimizde de İşçiler Bir Mayıs Münasebetiyle Birbirlerini Tebrik Ettiler! ” Haberin altına bir fotoğraf eklenmiş ve şunlar yazılmıştır: "Amele Murahhasları Türkiye Amele Teali Cemiyeti Binası Önünde".²³

1927 yılında son kez kutlandıktan sonra yaklaşık 50 yıllık yasak hüküm sürmeye başlayacaktı.

"BAHAR BAYRAMI" 
VE ADNAN MENDERES'İN 
"TÜRK İŞÇİLERİNE HİTABI"
1935 yılında yayınlanan "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun"un 2. maddesinin B fıkrası ile 1 Mayıs, "Bahar Bayramı" olarak kabul ve ücretsiz tatil günü ilan edilmiştir.24 1 Mayıs’ın ücretli tatil günü olması için 1951 yılını beklemek gerekecektir.

Resmi olarak ilk defa 27 Mayıs 1960 darbesinden 27 gün önce, 1 Mayıs 1960'ta, Başbakan Adnan Menderes, radyodan yayınlanan konuşmasında işçilerin 1 Mayıs Bayramını kutlamıştı. Anlaşılan o ki DP ve Menderes yükselmekte olan sol ve işçi hareketine sempatik görünmeye çalışmaktadır. Bu kutlama Menderes ile ilgili bir plağa da alınmıştır (Sultan Plak: HP- 502). Plağın bir yüzünde "Menderes'in London Clinic’ten Türk Milletine Mesajı adlı konuşması vardır (Sultan Plak:HP-501), diğer yüzünde ise "Menderes'in Bir Protokol Konuşması ve Türk İşçilerine Hitabesi (Sultan Plak:HP-502) bulunmaktadır.

Plakta önce bir kadın sesi duyulur ve şunları söyler: "Rahmetli Menderes vatanını ve milletini çok severdi. Köylü ve işçinin refahı en büyük emeliydi. Onlara hitap ettiği zaman sesi alev alev ruhundan kopmuş gibiydi. Şimdi Türk işçilerine hitabını kendi sesiyle dinleyeceksiniz." Ardından Adnan Menderes'in 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayan sesi duyulur:

"Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. İşçi kar- daşlarımıza elemsiz, kedersiz birçok bayramlar idrak etmelerini ve onların da şu anda saadetini temenni ederken, bu gayede kendilerine her zaman yardımcı olmanın en aziz emelim olduğunu ifade etmek isterim."

1961 ANAYASASI SONRASI 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI VE TAKSİM
27 Mayıs darbesi sonrasında yasaklar devam eder. Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu’nun TBMM’de kabul tarihi olan 24 Temmuz günü, 1 Mayıs’ın yerine bayram olarak kabul ettirilmek istenir, işe yaramaz.
Son kez 1927 yılında kutlanan 1 Mayıs, yıllar sonra ilk kez kapalı alanda 1 Mayıs 1975’te İstanbul Tepebaşı’nda kutlanır.25 İlk kez açık olarak 1976’da DİSK'in öncülüğünde kitleselleşmiş, ama asıl 1977 1 Mayıs’ı hafızalarda kalmıştır. 1977’deki kutlama, provokasyonlar nedeniyle, 37 kişinin ölümü ve yüzlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlanır. 1979’da sıkıyönetim komutanlığı izin vermeyip sokağa çıkma yasağı ilan etse de büyük bir kesim yasağa uymayarak korsan gösterilere katılır. 12 Eylül darbesinden sonra da uzun süre yasaklanır.

1981’de darbeciler Bahar Bayramı’nı da kaldırırlar. Ancak 1 Mayıs her sene merakla beklenir. 1989'da bir trafik polisinin hedef gözeterek yaptığı bir atışla öldürülen Mehmet Akif Dalcı hâlâ hafızalardadır. 1996'da polisin açtığı ateşle ölen 3 kişinin yarattığı öfkenin önünde kimse duramadı. O olayı Kadıköy'de yaşamış biri olarak öfkenin tarifini yapmak imkânsızdı. 1996, yılların birikiminin acımasızca taştığı ve kutlamanın öfkeye dönüştüğü 1 Mayıs oldu. 2005 yılına kadar yasaklı kaldı. 2006 1 Mayıs’ı ise Kadıköy'de çok geniş katılımla kutlandı. 2007'de Taksim'de kutlanmak istenmesi kanlı, dayaklı bitti.

2008 ise Taksim’in zorlandığı bir yıldı. 2009'da 1 Mayıs resmen "Bayram" olarak kabul edilmekle birlikte, Taksim’de kutlanamadı. Nihayet 2010 1 Mayıs'ı yıllardan sonra büyük bir coşku ve mahşeri bir kalabalıkla Taksim'de kutlandı.

i Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması konusunda ilk girişim 21 Nisan 2008 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görevlendirilmesiyle başlar [Rearnt Gazete No:26 857 (25 Nisan 2008)]. Yapılan çalışmalar sonucu 22 Nisan 2009’da Ulusal Bayram ve Tatil Günleri Hak

kında Kanuna eklenen bir madde ile "1 Mayıs” "Emek ve Dayanışma Günü” olarak tatil günü ilan edilir [Reami Gazete N0.27212 (27 Nisan 2009)].
Türkiye'de kutlanmaya başlayan 1 Mayıs'ların 100. yılında 1 Mayıs, resmi bayram olabilmiştir.

SONUÇ YERİNE
1 Mayıs yalnızca sol, sosyalist, anarşist veya emek tarihi açısından değil, dünya tarihi açından çok önemli bir olaydır. Çalışanların günlük ortalama 12-14 saat olan çalışma sürelerinin yerine, 8 saatlik çalışma süresinin hayata geçirilmesi ve insanca yaşam koşullarının sağlanması için yapılan 1 Mayıs 1886’daki ilk greve çok şey borçlu olduğumuzu hatırlamamız gerekir. 1 Mayıs'ın ABD'de ortaya çıktığı halde orada hâlâ kutlanmıyor olması da yeterince tuhaf bir durum. Öte yandan

1 Mayıs’ın yaşandığı alanların ve 4 Mayıs Haymarket Vakası’nın geçtiği yerlerin işçiler, çalışanlar için değil de, Polis Heykeli dikerek, yaklaşık 100 yıl boyunca, devlet için önemli olduğunun vurgulanması da oldukça ilginçtir. Lâkin önce Polis Anıtı'nın bu meydandan kaldırılmak zorunda kalınması, 1990'lardan itibaren de bu alanların yeniden gerçek sahiplerine verilmesi önemlidir. Bu amaçla bir plaket konulması ardından da bir heykel/anıt yapılması, Haymarket Meydanı’nın işçi ve emekçilerin tarihini hatırlatacak şekilde düzenlenmesi uzun bir mücadelenin ürünüdür. Türkiye'de ise 1 Mayıs’ın tarihinin sanıldığından eskiye gittiğini bilmek gerekiyor. Türkiye'de 1 MayısTa özdeşleşen ve yıllarca kutlamanın ana mücadele alanı olmuş Taksim Meydanı'na da 1977 olaylarının anısına bir plaket koymanın ve bir anıt/heykel yapmanın zamanı çoktan gelmiş de geçmekte...

DİPNOTLAR
1 Haymarket Vakası'yla ilgili gayet güzel bir makale için bkz. Barış Uygur; "ı Mayıs'ta 1886 Haymarket Olayını Hatırlamak: Haymarket Trajedisi ve Günümüzdeki Temsili" Tarih ve Toplum No:185 (Mayıs 2009) 39-47.
2 Bu hikâye konuyu en iyi şekilde özetlediğini düşündüğümüz Illinois Emek Tarihi Derneği (Illinois Labor History Society) tarafından yayınlanan şu eserden alınmıştır. "William J. Adelman; "The Haymarket Affair" iç. Joe Powers, MarkRogovin, MarkAlmberg, Franklin Rosemont, WilliamJ. Adelman, Mike Giocondo, Michelle Melin, Ted Pearson, Jim Williams Tim Yeager; The Wday Will Come... Storied oj) the Haymarket Martyrs and the Men and Women Buried Along&ide the Monument (Chicago: Salsedo Press, 1997) second printing.
3 Bilgiler "The Haymarket Monument At Waldheim" (Resmi tanıtım broşüründen) alınmıştır.
4 Bilgiler "The Haymarket Monument At Waldheim" (Resmi tanıtım broşüründen) alınmıştır.
5 "These charges are of personal character, and while they seem to be sustained by the record of the trial and the papers before me and tend to show that the trial was not fair, I do not care to discuss this feature of the case any farther, because it is not necessary. I am convinced that it is clearly my duty to act in this case for the reasons already given, and I therefore grant an absolute pardon to Samuel Fielden, Oscar Neebe and Michael Schwab this 26th day of June, 1893. - John P. Altgeld, Governor of Illinois."
6 MeteTunçay; Türkiye'de Sol Akımlar 1908-1925 Cilt:1 (Istanbul: İletişim Yayınları, 2009) s.41,4. Baskı.
7 Bu bağlamda değerli bir makale için Y. Doğan Çetinkaya; "Tarih-yazmı, Gelenek İcadı ve Türkiye’de 1 Mayıs'ın 100. Yılı," Birikim, No. 241, (Mayıs 2009), s.70-74.
8 Herhangi bir kaynak zikretmeksizin kutlamaları 1906'dan başlatan bir çalışma için Ahmet Seren; "Türkiye'de İşçi Sınıfı ve Tarihte 1 Mayıslar (1906- 1926)"yurt ve Dünya3 (1977) s.393 v.d.
9 Mayıs ı Nedir? (İstanbul: Amedi Matbaası, 1341) s. 10 Aydınlık Kütübhanesi
10 Paul Dumont; "Bir Osmanlı Sosyalist Örgütü: Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğu rıda Sosyalist Hareketler (İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) Belge.7 s.97.
11 "Vlahof Efendi'nin Anıları: "Makedonya'da Sosyalist İşçi Hareketi" iç. George Haupt-Paul Dumont; Osmanlı imparatorluğu'nda Sosyalist Hareketleri İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) s.s.274.
12 Abraam Benoraya’nın Anıları" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğu rıda Sodyalidt Hareketlerilstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) s.290 ve "1909 Yılının 1 Mayıs Bayramı" s.296-301.
13 Paul Dumont; "Bir Osmanlı Sosyalist Örgütü: Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğu'nda Sosyalist Hareketler (İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) BELGE-.6 s.85- 86.
14 Abraam Benoraya’nın Anıları:"i909 Yılının 1 Mayıs Bayramı"" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğumda Sosyalist Hareketler) lstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) s. 300.
15 Paul Dumont; "Bir Osmanlı Sosyalist Örgütü: Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğu rıda Sosyalist Hareketler (İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) s.53 ve 64 ve BELGE:i8114-115.
16 Abraam Benoraya'nınAnıları 1909 Yılının 1 Mayıs Bayramı" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğumda Sodyalidt Hareketler (İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) s. 305-306.
17 Orhan Silier; "Dersaadet Amele Cemiyetleri İttihadı" Tarih ve Toplum N079 (Temmuz 1990) s.24-30.
18 Paul Dumont; "Bir Osmanlı Sosyalist Örgütü: Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğu rıda Sosyalist Hareketler (İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) BELGE:50 s.162- 163.
19 Keskinoğlu, lrvem. "1 Mayıs’lar" Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi. Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Ortak Yayını, 1996), C. 1 s.180.
20 Paul Dumont; "Bir Osmanlı Sosyalist Örgütü: Selanik Sosyalist İşçi Federasyonu" iç. George Haupt-Paul Dumont; Odmanlı imparatorluğumda Sodyalidt Hareketler (İstanbul: Gözlem Yayınlar, 1977) BELGE:68 s. 190.
21 Elbette Mete Hoca’nm kitabı bu konuda birincil kaynaktır. MeteTunçay; Türkiye’de Sol Akımlar 1908-1925 Cilt-.ı (İstanbul: İletişim Yayınları, 2009) 4. Baskı örneğin 5.79,731,776,814,836. Ayrıca Mütareke ve Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki 1 Mayıs kutlamaları için hâlâ en iyi kaynak Zafer Toprak’ın (bir kısmını Ahmet Seren ve Hakkı Onur gibi takma isimlerle kaleme aldığı) makaleleridir. Aksi belirtilmedikle Cumhuriyet’rı başlarındaki 1 Mayıs’larla ilgili bilgiler birbirini tekrarlayan ve tamamlayan bilgilerle şu kaynaklardan derlenmiştir. Ahmet Seren; "Türkiye'de İşçi Sınıfı ve Tarihte 1 Mayıslar (1906- 1926)"yurt ve Dünya 3 (1977) s.388 ve Zafer Toprak; "Memleketimizde Amele Bayramları
I: Cumhuriyet Öncesi" Tarih ve Toplum No:41 (Mayıs 1987) s. 35-42 ve "Memleketimizde Amele Bayramları I: Cumhuriyet Öncesi" Tarih ve Toplum No:43 (Temmuz 1987)5.44-47 ve "Bir Mayıs Kutlamaları" s.236-239 ve l Idtanbul Andiklopedidi1 "1970’lerden Günümüze 1 Mayıslar" s.238-239, Idtanbul Andiklopedisi Cilt:2 (İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları, 1994).
22 Mehmet Ö. Alkan; "1923- İzmir İktisat Kongresi'ne Katkı-1: Türkiye Umum Emekçi Grubu TarafındanTespitEdilen Esasat-ı Umumiye" Birikim No:21 (Ocak 1991) s.30-40.
23 Milliyet (2 Mayıs 1927) s. 1.
24 "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun" Redmî Gazete (1 Haziran 1935) No:30i7 s.5265. Kanunun kabul tarihi 29 Mayıs 1935.
25 Keskinoğlu, lrvem; "1 Mayıs’lar" Türkiye Sendikacılık AndiklopedidiilstanbuT. Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Ortak Yayını, 1996), C.ı  S.181.

*Bu yazıyı, Chicago’da 1 Mayıs ve 4 Mayıs 1886 alanlarını ve heykellerini/antlarını, 7 Ağustos 2010 tarihinde birlikte heyecanla arayıp bulduğumuz, hayatımdaki iki muhteşem kadına: Kafiye Alkan ve Şiir Alkan'a ithaf ediyorum.



Ayrıca konuya ilişkin şu yazıyı da okuyabilirsiniz: "1886 4 mayıs'ında haymarket'ta neler oldu?"













Share on :

Hiç yorum yok:

 
Copyright © 2015 benhayattayken
Distributed By My Blogger Themes | Design By Herdiansyah Hamzah